Bana Masal Anlatma | 2015

bana masal anlatma

Son dönemlerde Leyla ile Mecnun ve Ben de Özledim adlı dizilerle adından sıkça söz ettiren Burak Aksak ilk uzun metraj filminde aynı zamanda yönetmen koltuğunda oturuyor.

Hikaye olarak yine naif insanların kendi basit dünyalarının içerisine karmaşa sokulan bir filmle karşı karşıyayız. Afişin komedi olduğunu anladığımızda filmin de absürd olacağından kuşkumuz yoktu. Nitekim de öyle oldu.

Rıza adlı bir dolmuş şoförü ekmeğini kazandığı hat boyunca tek derdi Ezgi’yle birkaç kelam laf edebilmektir. Bu uğurda varış saatini geciktirir, o dolmuşa binene kadar diğer yolculara rahat vermez. Şansının da yaver gittiği o zaman geldiğinde ise olan bitenler Rıza için hayal kırıklığıdır. Hayata olan öfkesini surlara doğru haykırırken gölgelerin arasından güzelce bir kız salınıverir. Bu kızın adı Ayperi’dir ve anlattıkları çocukken Rıza’nın babasının anlattığı masallarla birebir örtüşmektedir. Ayperi uzak diyarlardaki kahramanını bulma, Rıza ise yaralarını sarma derdindedir. Rıza Ayperi’yi alıp eve götürür ancak dedikodular alır başını gider ve olaylar olaylar…

bana masal anlatma

Ülke olarak komedi ve dram filmleri dışında iyi filmler yapamadığımızı söyler dururuz ancak bu filmi izledikten sonra son dönemlerde hiç bu kadar güldüğüm bir komedi filmine denk gelmediğimi hatırladım. Demek ki komedi de bitmiş ! Neyse filme gelelim.

Burak Aksak’ın yarattığı karakterlerde bazı detaylar oluyor. Mesela her karakteri çok seviyoruz ve mutlaka çevremizden birilerine benzetiyoruz. Bu karakterler bu kanıksamaya rağmen klişeler denizinden uzaklara yelken açmayı da başarıyor.

Mesela Çaycı Nafi karakteri Cengiz Bozkurt‘un Leyla ile Mecnun’daki Erdal Bakkal karakterine benziyor. Küçük çakalca fitneler sokan, her konuda fikri olan bir karakter Nafi ama Erdal Bakkal’a göre daha soğukkanlı, daha kararlı bir yapısı da var.

Yani samimi insanların absürd samimi hikayelerinden bir derleme gibi Bana Masal Anlatma filmi. Bir solukta izlenen, gözlerden yaş getirten ve yeri geldiğinde ince gören…

Filmle ilgili tek eleştirim -ki bu konuda herkes hemfikirdir- Jilet ve Neriman aşkı çok havada kalmış. Hani gereği yok demek de yanlış olur ancak filme böyle bir yan hikaye giriyorsa bu konuda biraz daha süre ayrılınabilirdi.

[wp-review]

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.