Uzak İhtimal (2009)

.

Yeni mezun Musa, Ankara’dan İstanbul Galata’daki bir camiye müezzin olarak atanır. Az şaşkın, biraz sakar, çok saf olan Musa’yı bir tür lojmana yerleştirirler. Bir iş için kontrol kalemi lazım olunca yan komşusunun kapısını çalar Musa. Musa’nın yan komşusu doğum tarihi, annesinin ölüm tarihine denk gelen Clara’dır.

.

Musa bir gün asansörde mahsur kalır. Clara, Musa’nın sesini duyunca oradan çıkmasına yardımcı olur. Clara’yı görür görmez etkilenir Musa. Gördüğü yerlerde de takip etmeye başlar. Bu takipleri sırasında Clara’nın kiliseye gittiğini, doğal olarak da bir Hristiyan olduğunu öğrenir. Sessiz sakin birisi olan Clara, kilisenin yardımlarıyla yaşayıp rahibe olmaya çalışırken, kendisini büyüten rahibenin bakımıyla ilgilenmektedir.
Clara’nın düşürdüğü anahtarlığını teslim etmek için kiliseye giden müezzin Musa, orada Yakup Bey ile tanışır. Yaşlı bir adam olan Yakup Bey kitapçıdır. Ağırlıklı olarak da oldukça eski, tarihi değeri olan kitaplarla ilgilenir. Musa’nın da Osmanlıca’sının iyi olduğunu öğrenince ona iş teklif eder. Böylece müezzin Musa boş vakitlerinde Yakup Bey’e yardımcı olmaya başlar.
Musa, Yakup Bey ve Clara zamanla birlikte vakit geçirmeye başlarlar. İyi bir üçlü oluşturan kahramanlarımızdan Musa ile Yakup Bey’in Clara’ya söylemek istedikleri bir şeyler vardır ama harfler arkadaşlık etmez, kelimeler bir türlü yan yana gelmez ve cümleler kurulamaz.

.

İzlemeden önce basından takip ettiğim kadarıyla Uzak İhtimal hakkında ağırlıklı olarak bir müezzin ile rahibe adayının imkansız aşkını anlattığından bahsediliyordu. En azından benim okuduğum şeyler ağırlıklı olarak bu yöndeydi. Fakat bence Musa ile Clara’nın imkansız aşkından çok “söyleyememek” üzerine, içimizde patlayanlar üzerine bir film Uzak İhtimal. Aslında Musa’nın yanan yüzünden, Clara’nın susuşundan bir şeyler belli de kelimelere dökülemeyince eyleme de geçilemiyor. Musa’ya kalan da bir avuç gözyaşı oluyor.

.

Rotterdam Film Festivali’nde kazandığı Altın Kaplan ile ödül istilasına başlayan Uzak İhtimal, elektrik mühendisliği okurken sinemacı olmaya karar veren Mahmut Fazıl Coşkun’un ilk sinema filmi. Başrollerde Nadir Sarıbacak, Görkem Yeltan ve Erkan Ünsal var. Yalın sinema diline sahip Uzak İhtimal, samimi bir film. Olumsuz anlamda göze batan bir yönü yok öncelikle. Ne eksiği ne de fazlası var. Ayrıca Nadir Sarıbacak’ın oyunculuğu filmin gücüne fazlasıyla güç katıyor. Müthiş oynamış Nadir Sarıbacak. Ve deneme çekimlerinde falan çok heyecanlı olduğu için kendisini pek gösterememiş aslında. Birkaç kere deneme çekimi yapmışlar. Karar aşamasına gelindiğinde kimsenin aklında Nadir Sarıbacak yokmuş. Mahmut Fazıl Coşkun “Nadir olsun” deyince başlamışlar çekimlere. Birkaç gün sonra setteki herkes çok beğenmiş Nadir Sarıbacak’ın oyunculuğunu.
Uzak İhtimal, içime sonradan işleyen filmlerden oldu. Sinemadan çıkmış yürüyorken film hakkında tek bir şey bile düşünmüyordum. Dediğim gibi sonradan sonraya içime işlemeye başladı. İyi filmin tanımını da kabaca “İzledikten günler sonra bile kafandaki perdede filmden sahneler devirdaim yapıyorsa…” diye yaptıysam, Uzak İhtimal benim için iyi bir filmdir.

Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.