Triage (2009)

.

No Mans Land adlı filmiyle En İyi Yabancı Film Oscar’ını alan Boşnak yönetmen Danis Tanovic o filminde kendi ülkesindeki savaştan yola çıkarak savaşın manasızlığını anlatmış.Şimdi de yönetmen Kürtlerin 1988’de bizimle ve Saddam’la yaptığı savaşın üzerinden aynı çıkarımı yapmaya çalışıyor.

David ve Mark birbirlerine çok yakın iki fotoğrafçıdır.Fotoğrafçılık vesilesiyle çoğu beraber gezen ikili son olarak 1988’de Kuzey Irak’ta (filmde Kürdistan adıyla geçmekte) bir peşmerge kampına konuk olur.Orada hayatları boyunca görmedikleri çok kötü bir deneyim yaşarlar:Triage***

.

Yaşanan bu kötü durumu gören David kendini bekleyen bir eşinin olduğunu ve ona öncelik vermesi gerektiğini farkeder.Tabi David’in eşinin karnı burnunda olması David’i daha fazla sıkıntıya sokar ve her fırsatta Mark’a buradan gitmek istediğini söyler.Mark ise çok değerli fotoğraflar yakalamanın verdiği arzuyla arkadaşını sürekli 1-2 gün daha ikna eder.Bölgeye füze saldırısının geleceği haberinden sonra Mark’taki sıkıntı katlanarak artar.Bu konuda daha fazla gamsız ve gereksiz bir cesarete sahip olan Mark mesleğinin verdiği heyecana yenik düşer.
Filmde Kürdistan adının fazlaca telaffuz edilmesi ve bunun bir de haritayla gözümüze sokulması gerçekten hiç hoş bir durum değildi.Öte yandan yönetmenin önceden verdiği olumlu beyanatları da düşünüyorum ve aklıma şu tezler geliyor:
Yönetmen kendisi Bosnalı olmasından dolayı Sırplardan çektikleri gibi Kürtlerin de Türklerden çektiğini düşünüp gündemdeki mevcut tartışmaların da etkisinde kalıp bizim açımızdan rahatsız edici bir profil çizmiş olabileceği gibi filmin uyarlanmış olduğu kitabın Amerikalı yazarı Scott Anderson’un kitabındaki tutumuna karşı yönetmenin herhangi bir müdahalede bulunmaması da filmin bu şekilde bir etki bırakmasında sebep olacak çıkarımlardır.

.

Filmi izledikten sonra birkaç yerde yorumlar okudum ve insanların filmi dikkatli izlemediklerini farkettim.Zira peşmergelerle askerlerin çatıştığı sahnede bozguna uğrayan askerler Türk askerleri değil Saddam’ın askerleriydi.Omuzlarında Irak bayrakları vardı.Filmde Türklerle ve Türklükle ilgili olumsuz bir durum olmasa da Kürdistan durumu can sıkmıyor değil.
Öte yandan tüm bu çıkarımlar ve yazdıklarıma rağmen filmin değindiği nokta zaten burası değil.Savaşın insanlar üzerinde bıraktığı etkinin yanında savaşla doğrudan alakaları olmayan insanlar.Kendileriyle alakası olmayan bir savaşta kalan iki insan ve onların yakınlarını kapsayan bir film bu.Bu noktada yönetmenin hakkını vermek gerekiyor.Çok başarılı bir kurguyla hikayeyi etkili kılıyor.Yönetmenin ara ara kullandığı geçiş efektinin filmin sonunda anlama bürünmesi film açısından sevindirici ama bulunduğu sahne açısından çok üzücüydü.İyi bir oyuncu kadrosuyla gerçekten iyi bir iş çıkarılmış ancak Kürdistan hadisesi epey can sıkmakta.İzleyip izlememek size kalmış.

Film boyunca Triage yapılan insanların fotoğraflarını çeken ve bu durumdan yakınan Mark karakterinin kendisinin de Triage yapmak zorunda kalması benim açımdan film en vurucu yeriydi.

***Triage


IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “Triage (2009)

  1. çok güzel yorumlanmış zaten, tek söyleyebileceğim, o haritanın olduğu sahneyi izlediğimde yönetmenin yanımda olmasını isterdim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.