There Will Be Blood/Kan Dökülecek (2007)

.

Önce zengin olmak istersin,ardından daha zengin sonra en zengin sen olmak…Bünyenin kaldırabildiği kadar inat ve hırsı beynine pompalamaya başladığın zaman kazanmaya başlarsın ancak durmayı bilmezsen beynin seni pompalamaya başlar ki gazabından kurtulamazsın.

.

Daniel Plainview sert mizaçlı,haddinden çok çalışan,yalnız takılan,bir petrolcüdür.Bu yoğun çalışmasının karşılığını keşifler yapıp yeni petrol yatakları bulan ve onlar işleten bir petrol şirketi kurarak süsler.Peşine taktığı oğlu küçük H.W. ile kara hazine dolu yeni bir yer keşfetmek ve daha çok kazanmak uğruna Amerika’da ayak basmadık yer bırakmaz.Oğluna düşkün gözükmektedir çünkü ondan başka kimsesi yoktur.Tek güvencesi olan oğluyla beraber bir aile şirketi olduklarını her seferinde hem kendilerine hem de insanlara inandırırlar.
En son aldığı istihbarata göre Little Boston adından küçük bir kasabada petrol yataklarını öğrenen Daniel buraya doğru yola çıkar ve söylentilerin gerçek olduğunu farkeder.Ekmek yerine patates yiyen bu çorak ve verimsiz topraklara sahip kasabalılar için Daniel gibi bir insan gelişi sevindiricidir.Daniel düzenini buraya kurdukça kasabalılar için yabancı bir kavram olan hayal kavramı tekrar hatırlanır.Ancak bulunduğunuz her ortamda çıkacak olan çatlak ses bu köyde de bulunur ve bu kişi peder Paul Sunday’dir.Kilisesine bağış yapmak adına sürekli Daniel’dan para koparmaya çalışan peder Daniel’ın yumuşak ve gevşek sinir dokusuna yaptığı küçük atakların cezasını çeker.Akabinde ikili kendi rantları dahilinde insanları ve kendi geleceklerini etkileyecek bir soğuk savaşı başlatmış olurlar.

.

Esasında filmin övülecek birçok yanı var ki bunlardan biri nadiren oyunculuğunu görme şerefine nail olduğumuz Daniel-Day Lewis’in müthiş performansı.Karakteri müthiş özümsemiş ve harika yansıtmış ki bunda da Akın sayesinde tanıdığım yönetmen Paul Thomas Anderson’un rolü büyük.Bu tür filmleri son zamanlarda çok görür olduk.Aslında durağan gözüküyor ama karakterlerin kendi içlerinde yaşadıkları fırtınalardan ve bunların yansımalarından izleyiciyi tok tutuyor.Bu karakterlerin akan her sahnede yeni bir özelliğini keşfetmek ve bunları tamamladıkça yeni reaksiyonlarını görmek oldukça keyif verici oluyor.Sanki görsel bir çengel bulmaca çözüyormuş hissi insana garip bir haz vermekte.
Daniel karakteri de çengel bulmacadaki “Resimdeki Sanatçı”.Ancak yuvarlak harflerin içindeki kelimeleri bulmak yada Daniel’ı anlamak için tüm soruların cevaplanması yada Daniel’ın bir sonraki hamlesini kestirmek gerekiyor ki yaptığı birçok şey dengesiz,şaka kaldırmaz,intikamcı,inatçı,tek tabanca bir adam olan Daniel’in olaylara karşı tepkilerinin sanki bir rastgele butonuyla seçermişcesine davranışları hamlelerin tahminini imkansız kılıyor ve ortaya her sahnesinden her diyalogundan ayrı bir haz alınacak bir karakter çıkıyor.Mutlaka izleyin dememe gerek yoktur herhalde.

En Sevdiğim Sahne;

-Daniel’in filmin sonlarında peder Paul ile aralarında geçen milkshake diyalogu ve oradaki hareketleri.


IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “There Will Be Blood/Kan Dökülecek (2007)

  1. Direk screen’e baktığım zaman “There will be blood” yazısını görünce aklıma saw serisi ve o klasik laf geldi..Yazıyı okuyunca da şaşırdım..:) ilgimi çekmedi desem yalan olur..izlemeyi düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.