The Wrestler/Şampiyon (2008)

.

İnsan kendisi için gururlanacak birini her zaman aramasa da kendisi için endişelenecek birini mutlaka yanında ister.Başka ne ister ?Yalnız başına kendi bokunda boğulmamayı…

.

Ram,80’lere damgasını vurmuş bir güreşçidir.Sokakta,çevrede onu tanımayan insan çok azdır.Ama tüm bu şöhret Ram’in fakir bir hayat sürmesinin önüne geçmemiştir.(Ram’i izlerken bizim filmlerimizdeki kadrolu dayak yiyen Yadigar abimizin durumu aklıma geldi.Herkesin tanıdığı bir adamdı ama sonu feciydi.)O özel etkinliklerde biraz boy gösterip iki-üç numara yaparak veya imza günlerinde 8 dolara fotoğraf çektirerek ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Yine bir gösteri maçındayken sinyal veren vücuduna aldırış etmeyen yaşlı Ram soyunma odasına yığılır ve doktorlar bir daha güreşmesinin kendisinin sonunu getirebileceğini söyler.O zamana kadar egoistçe bir hayat sürmüş olan Ram,ölüm lafının dayanılmaz etkisiyle,dostu olarak gördüğü ve derinlerde ince duygular beslediği striptizci Cassidy’nin peşinde dolaşmaya başlar.Cassidy ise kendi derdinin yanında bir de onun derdiyle uğraşamayacağını “Tek ailen kızın.Onunla görüşmen gerekir.” cümlesiyle dile getirir.
Ram yola koyulduğunda aklında hem yıllardır yokmuş gibi davrandığı kızıyla arasını nasıl düzelteceği,hem de Ayetullah ile maçının 20.yıldönümüne özel bir müsabakaya nasıl katılacağı soruları vardır.

.

Şimdi bu filmi izleyenlerin bir kısmı filmi Aronofsky‘nin filmografisine yakıştıramamış.Bu nedenle bir beğenilmeme durumu var.Ancak ben bu tür şeylere takılmayan biri olarak bu filmi farklı nedenlerden dolayı beğenmedim.

Bunun da nedeni şu:
Vurgunun ağır olması gereken nokta Ram’in yaşadığı zorluklar ve ilişkileri olması gerekirken,güreşçi kimliği olmuş.Bunun sebebi güreşe olan tutkusu denebilir ama sosyal hayatında bu kadar çabuk pes eden insan örneği pek yoktur.Ona da Ram’in duygusal bir yapıda olması desek bu sefer bu kadar duygusal bir insan kızından bu kadar çabuk nasıl vazgeçebilir sorusu akla geliyor.

Filmin bana göre güzel yönleri Ram’in karmaşık-değişken duygusal yapısının güzel yansıtılması ve Mickey Rourke’un muhteşeme yakın performansı…Bu iki faktör filmin gidişatını sürekli sallandırıyor ve film de heyecanını kaybetmemiş oluyor.Aronofsky‘nin hatırına izlenecek naif bir film ama önceki filmleriyle karşılaştırma gafletine düşenler büyük hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “The Wrestler/Şampiyon (2008)

  1. Randy Ram’in guresci kimliginin filmin ana temasi olmadigini gormek o kadar da zor olmamali.

    Filmde deginilen asil nokta Randy’nin isine bagliligi, bunun hayatinda olusturdugu bosluk.

    Baska bir iste calisip, buna benzer bir sonla karsilasmak mumkun. Yapimcinin, yonetmenin bunu anlatmak icin sectigi karakterin guresci olmasi, filme bolca gures sahnesi koymalari bir eksiklik degil, bir tercihtir.

    Onemli olan Randy’nin kariyeri icin harcadigi hayatini, bunun sonuclarini ortaya koymaktir. Bu da gayet guzel bir sekilde yapilmis zaten.

  2. @saksagan

    Ben de zaten ana temasının güreş olmadığını anladım ama duygusal yönü zayıf olan Ram’in her fırsatta aslında birincil tercihi olması gereken günlük yaşamı ittirmesi bende farklı bir bakış açısı yarattı.
    Güreş sahnelerinin fazla olması tabii ki eksiklik değil fakat işin duygusal tarafını biraz çürüttüğünü düşünüyorum ben.
    Aslında ilginç bir sonu da vardı ama içimden bu kadar mıydı da dedim yalan söylemeyim yani.Tabi bunlar benim kişisel görüşlerim.

    Yorumunuzla renk kattığınız için teşekkürler. (:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.