The Wolf of Wall Street/Para Avcısı (2013)

wall street filmi

Bir mavi yakalı düşer, bir beyaz yakalı yükselir. Bu dünyanın düzeni böyledir.
Hayatındaki tek hedefi milyoner olmak olan Jordan Belfort genç yaşında borsacı olur ve Wall Street’e adım atar ancak borsacılık kariyerinin ilk gününde borsa dibi görür ve binlerce borsacıyla beraber işsiz kalır. Bir sürelik iş arama evresinden sonra düşük profilli bir danışmanlık firmasında iş bulur. Oradaki iş tanımı büyük firmaların tenezzül etmediği atıl hisseleri mavi yakalılara kakalamaktır. Jordan başlarda işe pek ısınamasa da ortadaki komisyon oranına hayran olur ve pazarlama tekniğiyle atıl hisseleri beyaz yakalılara satmaya başlar. Kendisiyle birlikte sıradan insanları da zengin edip sektöre kazandıran Jordan hedefine ulaşmış her birey gibi sapıtmaya başlayacaktır.

Jordan Belfort’un aynı adlı otobiyografisinden uyarlanan film borsacının “Hamdım, piştim, yandım” evresini anlatıyor. Martin Scorsese’in başarılı yönetmenliğiyle ilk anlarda bir Amerikan rüyası gibi işlenen film tahmin edileceği üzere yönetmen tarafından tepetaklak yaptırılıyor. İnsan iradesine dair farklı karakterler üzerinden dört bir koldan giydirmelerle bezeli film Leonardo DiCaprio ve Jonah Hill liderliğinde gözümde unutulmaz filmler arasına girmeyi başarıyor.

wall street filmi

Üç saat süren bu görsel illüzyonda Martin Scorsese çoğu filminde kullandığı tekniği defalarca başvuruyor. Karakterleri olabildiğince yukarı çıkardığı anda kamikaze yaptıran yönetmen bu noktada seyircinin algısını da allak bullak ediyor. Zira karakterler gelişim aşamasında öyle hırslı ve çalışkanlar ki oturduğunuz yerden kendinizi motive olmuş hissediyorsunuz. Aynı şekilde düşüşlerinde de öyle hızlılar ki karakterleri aşağılık insanlar olarak addediyorsunuz. Halbuki ilk aşamadaki insanın karakteri son aşamada da aynı. Değişen sadece güç. Ana karakterlerin etraflarındakilerin güce taptığı gibi aslında izlerken biz de suni olarak güce tapıyoruz.

Algı manipülasyonlarıyla dolu bu film 2014 Oscar ödüllerinde 5 dalda aday olup IMDB Top 250 listesine 49.sıradan giriş yaptı. Ancak ahlaki değerler konusunda kuralsızlığı, kadınların meta olarak kullanıldığı ve ucuzlaştırıldığı bir filmin Oscar almasına ihtimal vermiyorum. Neyse ki Oscar için yapılmış bir film değil ve film ekibinin de böyle bir beklentisi olduğunu sanmıyorum.

Filmle ilgili tek üzüntüm Matthew McConaughey’nin ağızlara bal çalan 10 dakikalık performansı… Mark Hanna karakteriyle Jordan Belfort’un Wall Street sonrası yaşamına direkt etki yapmış bu karaktere filmde ayrılan süre açıkçası bende hayal kırıklığı yarattı.

Bu küçük takıntı durumunu gözardı ettiğimizde ise yıllar sonra bile konuşulacak bol istismarlı bir film kalıyor. Herkesin yapamayacağı…

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.