The Spirit (2008)

the spirit

Sin City üçlemesinin ikinci ayağından önce Frank Miller’dan bir adet ara sıcak.Bilindiği gibi ara sıcaklar karın doyurmaz.Aslında ne idüğü belirsiz şeylerdir.Sanki yemek daha pişmedi bununla idare edin demektir.Lafı fazla kıvrandırsam da Spirit de biraz öyle olmuş sanki.

spirit2

Şehrine ileri arabesk düzeyinde bağlı bir kahraman olan Spirit belalarla yaşamaya alışmıştır.Polisin yapamadığı her işin üstesinde gelmekte,şehirde huzuru ve güveni simgelemektedir.Ancak her süper kahramanda olduğu gibi onun da alt etmekte zorlandığı bir kötü adam vardır.Octopus…Kendini çok zeki zanneden,garip konuşan ve garip tavırlar takınan bu adamın belanın olduğu her yerde imzası vardır.Spirit yılanın başını ezersek yılan da ölür düsturunu kendine amaç belleyerek Octopus’u sürekli fellik fellik aramaktadır.
En son bir nehir kenarında karşılaşan ikili çetin bir mücadele sonucu yenişememiştir.Ancak olay mahallinde ölü bir polis vardır.Polis memurunun avcundan yıllar önce şehri terketmiş sevgilisinin kolyesini bulan Spirit bu işte bir bit yeniği olduğunu sezer.
Eski sevgilisinin Octopus’la ne alakası olduğunu çözmeye çalışan Spirit ipuçları dahilinde yine kürkçü dükkanına gidecektir.

.

İzlemeyenler bünyelerinde Sin City etkisini tekrar hissetmeyi düşünüyorsa hayal kırıklığına uğrayabilirler.Spirit daha kısır,daha yalın bir çizgide ilerleyen ve hikayeyi belirleyen olması nedeniyle de sürprizlere kapalı izlenimi veriyor.Sonunun baştan belli olduğu filme bir de dayatılan sıkıcı replikler eklenince sonunu getirdiğinize şükredebilirsiniz.Aslına sadık kalınma uğruna böyle birşey yapılmıştır belki onu bilemem ama bu kadar çok silahın patladığı ve bu kadar çok sıcak temasın olduğu film kalp atışlarımı bir kere bile hızlandırmıyorsa o zaman düşünmek gerekir.Umarım Spirit’in de üçlemesi olmaz.


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “The Spirit (2008)

  1. Sin City’i bilenler, Frank Miller ismini en az 1 kere duymuşlardır. Bugüne kadar yapacağı filmleri iple çektiğim, senarist ve yönetmenler Quentin Tarantino, Frank Miller ve Robert Rodriguez’dir. Ancak beğendiğim kişiler içerisinde bulunan üstad Frank Miller’ın bu denli anlamsız bir film yapması gerçekten beni üzdü. The Spirit tamamıyla hayal kırıklığı ve vakit kaybı gibi olmuş. Ancak Frank Miller’ın kendine has tarzı bir nebze olsun hoşuma gitti. Görüntü efektleri de olmasa gerçekten soğuyacaktım Miller’dan. Sin City 2 ve 3’ü bekleyip görücez. Bakalım büyük üstad kendini affettirebilecek mi?

  2. öncelikle şunu diyim frank miller’ı yeni duymuş ya da bu filmle duymuşlarla aynı çatı altında izlediğim film. buna mı yaniyim yoksa filmin beklentimin altında olmasına mı yaniyim bilemedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.