The Score/Komplo (2001)

.

Zevk sahibi,ihtiyatı birinci sıraya koymuş bir hırsız mesleğinin son dönemlerinde yaşadığı sürpriz nedeniyle kendini erken havlu atmak zorunda hisseder.Altın vuruşu yapana kadar…
Nick’in son işinde başına gelenler hayatının geri kalanı için adeta uyarı niteliğindedir.Yakalanmaya ramak kala şansının yardımıyla paçayı sıyıran Nick sevdiği kadın ve jazz barı NYC ile mutlu ve basit bir hayatı hırsızlığa tercih edebileceğini düşünür fakat NYC’nin borçları içinde olan hırsızlık isteğine bahane olmaktadır.
Jack Teller tam bu zamanda Nick ve onun sadık dostu Max’e reddilemez bir soygun planıyla gelir.Genç Jack tezcanlı yapısı ve ısrarcı tutumu nedeniyle başlarda fazla güven vermese de Nick hem planın detaylarına hem de planın detaylarına yol yapan Jack’in zekasına güvenerek hayatının son soygununda işe kumarı karıştırır.25 yıllık hırsızlık kariyerinde almadığı riski son işinde alan Jack plana getirdiği çözümlerle riski minimize eder ancak soyulacak olan 17.yy’dan kalma Fransız Kraliyet Ailesi’ne ait bir asadır.Müze görevlilerin bu bilgiye nail olmadığı zamanlarda planı ören ikili asanın öneminin öğrenilmesi ve asanın bilgisinin kamuya teşhir edilmesiyle işleri daha da zorlaşacaktır.Plan hızlı ve sadık bir şekilde yürürlüğe konur.Tüm risk faktörleriyle birlikte…

.

Robert De Niro sinemanın “ne giyse yakışır” dediği türden bir aktör.Filmdeki karakterinin bile kendi içinde karakterlere bölünmesi onun için problem değil.Aynı şey onun “alt kuşak temsilcisi” olacak olan Edward Norton için de geçerli.Bu tür oyunculuk performansının maksimum düzeyde olacağı kesin gözüyle bakılan filmler bazen senaryosal problemler nedeniyle sıkıntı yaratmıştır.(Bkz.Righthouse Kill)
Aslında ortada temelleri oldukça sıradan denilebilecek bir senaryo var fakat senaryonun işlenişi,karakterlerin ani değişkenlikleri basit olabilecek bir hırsızlık filmini olduğu yerden çok daha üste taşıyabiliyor.Bir de şu durumu göz ardı etmemek lazım.Eğer bir filmin tamamına yakını hırsızlık hazırlığı ve çok kısa bir süresi ise hırsızlığa konu oluyorsa çok daha çekici olabiliyor.Özellikle finali hırsızlığın gerçekleştiği ana ayıran filmler son andaki belirsizliğin meyvesini kolayca toplayabilir.
The Score filmi de aslında bu bahsettiğim filmlerden çok da farklı değil.Uzun hazırlıklar,sıkıcı detaylandırmalar,ara ara kararlarda gidip gelmeler ve bam !Altın vuruş!İşte burada farkı farkettiren altın vuruşun diğerlerden farkı.Tek bir fark işte bazen bir filmi bitiren yada yücelten faktör olabiliyor.Müthiş oyunculuklarla tabii…Oceans serisini sevdiyseniz The Score filmini de seveceksiniz.Türün sadık izleyicilerine rahatlıkla filmi tavsiye edebilirim ancak diğerleri birkaç dumur dışında çok da farklı bir şey göremeyecekler.

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Yorum “The Score/Komplo (2001)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir