The Reader/Okuyucu (2008)

.

Birine kapıldığın zaman hiçbirşeyi sorgulamak istemezsin.Sadece sevişmek ikiniz için kâfidir.Ne durumda yada ne koşullarda olursanız olun seviştiğin sürece siz dünyanın en mutlu insanısınız.Tabii karşınızdaki de bu durumu en az sizin kadar önemsiyorsa…

.

Michael,okuldan çıkıp ev yoluna koyulduğunda benzi atmıştı.Tramvaydan indi,bir iki adım attıktan sonra kustu.Sonra güzel bir kadın ona yardım etti.Michael’ı temizledikten sonra evine kadar eşlik etti.Michael kendini hiç bu kadar önemli hissetmemişti.Üç ay bulaşıcı hastalığının geçmesini bekledikten sonra elinde güzel bir çiçekle kadının evine gitti.Kadının ona olan yoğun samimiyeti Michael’ın beynini uçurmuştu.Beraber olmaya başlayan ikili günlerini biraz mesai ve yoğun seks terapisi şeklinde geçiriyordu.Michael,kendisine kitap okunmaktan hoşlanan kadınına her gün sayfalarca kitap okuyor daha sonra onunla sevişiyordu.Arada Pavlov’un köpeği muamelesi gördüğü aklına dank ediyor ancak dürtüleri onu kadının köpeği yapmaya devam ediyordu.Bir gün aniden herşey bitti ve Michael uykudan uyandı.Ama sadece bir süreliğine…

.

Kate Winslet’ın bu sene “En İyi Bayan Oyuncu” Oscar’ını aldığı filmin bana göre pek bir albenisi yok.Çünkü Almanlar bu tip filmleri çok yaptılar ve neredeyse her sene yapmaya devam ediyorlar.Ayrıca bana göre Winslet’ın Hayallerin Peşinde filmindeki performansı çok çok daha iyiydi.Sürükleyiciydi ama artık bu tür filmlere aşina olduğumuzdan bizi pek ters köşeye yatıramıyor.The Reader;kurgusu güzel ama heyecanı eksik bir film olarak zihnimde kalacak.

Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “The Reader/Okuyucu (2008)

  1. kate winslet!…o oynasın siz izleyin..gerçekten beğendiğim nadir bayan oyunculardan. kate ablamızdaki doğal güzellik Hollywood’ta çoğu kadında yok. kate winslet’ta bunun farkında ki bu duru güzelliğini çok iyi kullanıyor..hemen hemen her filminde görüyoruz. Revolutionary Road’ta da aynı durum söz konusu. hafızalardan silinmemiş olması yüksek olduğu için bu örneği veriyorum.
    filme gelirsek sıradışı, çarpıcı bir aşk hikayesi fakat sürekli ısıtılıp ısıtılıp önümüze konan bir aşk hikayesinden bahsetmiyoruz burda. kısacası Stephen Daldry takdire şayan bir film ortaya çıkarmıştır. şiddetle tavsiye ederim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.