The Hurt Locker/Ölümcül Tuzak (2008)

.

İşgal altındaki Irak’ın başkenti Bağdat’tayız. Şehrin hemen her köşesine serpiştirilmiş patlayıcıları imha etmekle yükümlü bir grup askerin başından geçenleri seyrediyoruz.
Göreve geldiğinden beri 827 tane patlayıcı imha etmiş olan James’in gözü karadır,macera düşkünüdür ve işini sapkınlık derecesinde sevmektedir. Görev başında James’i korumakla görevli olan askerlerden Sanborn daha atik, Eldridge ise daha pasiftir ve ölmekten fena halde korkmaktadır. Maceracı bir ruha sahip olan James’in gereksizce yarattığı gerilimlerden sıkılan ekip elemanları Bağdat’ı bir ucundan diğer ucuna gezmektedirler. Her bomba imha işlemi sırasında başka bir maceranın içine dalarlar ve bu işten pek memnun gözükmemektedirler.

.

Filmin Oscar adayı senaristi Mark Boald “Birçok savaş filmi savaş bitmeden gösteriliyor. Bu ise savaş devam ederken çekildi” dese de The Hurt Locker’ı “savaş filmi” diye etiketlemek istemem.Sebebi de savaş filmi diye lanse etmemize neden olacak türden savaş sahneleri barındırmaması ve o sahnelerin de aksiyon severleri memnun edeceğini düşünmememdir. Dram olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim, o kadar.
Benim sinemaya bakış açım mı değişiyor, yoksa saçlarım dökülüyor diye isyanlarda olduğumdan mıdır, nedendir tam olarak bilmiyorum ama bu filmin dokuz dalda Oscar’a aday olmasına anlam veremedim. Çünkü filmin vermek istediği mesajı ucundan ya da kıyısından kavrayamadım. “Cephedeki askerlerin ruhsal durumunu gözler önüne seriyor” desem, değil. Çünkü cephedeki askerlerin ruhsal durumlarına dair üç beş cümle edip bırakıyor. Bu konuda sadece bir yerde esaslı laflar ediyor, o da filmin ana teması olamaz. Eğer öyleyse bu konuda bir kısa film çekmeleri gayet yerinde olurdu. “Cephedeki askerin ruhsal durumu” temalı yakın zamandan bir örnek verecek olursam Sam Mendes’in Jarhead’i gayet iyiydi. Özellikle bu filmden iki kat daha iyiydi.

.

“Politik bir söylemi var” desem, o da değil. Çünkü filmin ne Amerika’ya ne Irak’a ne de var olan dünya düzenine dair ettiği tek bir laf bile yok. Kaçırdığım bir yer varsa düzeltin abiler/ablalar.
Yönetim dersek gerçeklik duygusunu arttırıp belgeselvari bir hava yaratmak adına aktüel kamera kullanılmış.Tamam, eyvallah.Erkek eli değse daha mı farklı olurdu bilmiyorum ama buradaki yönetimiyle Oscar’a aday olan Kathryn Bigelow’un pek bir numarası yok bana göre. Patlamaların gerçekleştiği sahnelerdeki birkaç ayrıntı ve finali dışında takdiri hak eden herhangi bir yeri de yok bana göre. “Oyunculuklar” deseniz “Eh işte!” der geçerim. Jeremy Renner’a da en iyi erkek oyuncu kategorisinde aday yapmışlar. Anlam veremedim.
Sonuca gelecek olursam; dokuz dalda Oscar’a aday gösterilmesine neden olacak herhangi bir şey göremedim bu filmde. Gerçekten şaşkınım. Anlamadığım bir yer, kaçırdığım bir nokta falan varsa n’olursun birisi aydınlatsın beni bu konuda.Çok Fransız kaldım bu filme!


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

0 Replies to “The Hurt Locker/Ölümcül Tuzak (2008)

  1. Forumlarda çok tartışıldı, Oscar gecesi aldığı Oscar’lardan birinde konuşma yaparken “Kathryn Bigelow oradaki üniformalara bile teşekkür etti ama halkı es geçti” diye. Hayır öyle değil, çok iyi hatırlıyorum ürdün halkına teşekkür etti Kathryn Bigelow. 🙂

  2. Finalinde Evangeline Lilly yüzünden mi takdir ettin Akın ? 🙂
    Mesaj konusunda muammada kalması bana kalırsa filmi izleyen savaş karşıtı ve savaş yanlısı insanların filme olumlu bakmasını sebep oluyor.
    Gruba yeni katılan elemanın grubu etkisi altına alması,savaş filmlerinin olmazsa olmazı çakma Rambo kılıklı bir sert çocuk…
    Klişelik diz boyu.Açıkçası 2.sınıf T.V filmlerinden pek farkı yok benim gözümde.
    Tek artısı patlama sahnelerindeki efektler ve çekimler diyebilirim.Onun dışında ara ara kullanılan aktüel kamerayı da yemişim yani.Hiçbir şekilde sahneye katkısı yoktu.

  3. Amerika askerlerinin kahramanlık hikayesini anlatan güzel bir film.Ama gerçeklikle alakası olmadığı için birçok sinema sever arkadaş gibi ben de bu filmi önyargıyla izledim.Sonuç olarak tamamıyla hayal üzerine kurulmuş,güzel bir filmdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.