The Bourne Üçlemesi

.

Sinema tarihinin en iyi aksiyon filmi serilerinden biri olan Bourne Üçlemesi bitti dediğimiz yerden tekrar başladı.

Bourne serisi yeni başrol oyuncusu Jeremy Renner ve yeni ana karakteri Aaron Cross ile hikayeyi başka bir noktadan ele alacak. Yeni Bourne yeni bir üçlemeyi doğurur mu bilinmez. O yüzden biz dalgamıza bakalım ve Matt Damon’un Jason Bourne karakterini canlandırdığı Bourne serisine göz atalım.

The Bourne Identity ( Geçmişi Olmayan Adam )

Serinin ilk filmi ismiyle müsemma bir şekilde Jason Bourne’nün kendini tanıma safhasını anlatır. Marsilya açıklarında bir balıkçı teknesi tarafından bulunan Bourne gemide hafızasını tamamen kaybetmiş bir şekilde uyanır. Balıkçılardan biri poposundan ışıldaklı bir hesap numarası ( ki Safe House adlı filmde de Danzel Washington’ın karakteri de poposunda bilgi saklıyordu. Acaba neden popo ? ) çıkartır. Jason Bourne elindeki tek ipucuyla beraber İsviçre’ye doğru hareket eder. Yolculuğu onun kimliği hakkında da ipuçlarını barındıracaktır. Avrupalı bir çingeneyle ipuçları dahilinde yaptığı bu yolculuk aynı zamanda kaderini ve kimliğini tayin edecektir.

Yavaş yavaş çözülen ipuçları ve yüksek adrenalinle seriye bağımlılığı bu ilk filmle sağlamış oluyoruz. Bourne’ün Conklin’i rehin aldığı evde kapana kısıldığı anda adamın üstüne çıkarak apartman boşluğundan atladığı ve diğer suikastçıyı havada vurduğu sahne ise akıllarımıza kazınıyor.

.

The Bourne Supremacy ( Medusa Darbesi )

Serinin ikinci filmi Medusa Darbesi’nde Jason Bourne’ün tekrar şahlandığına şahitlik ediyoruz. Jason Bourne bu seride de henüz bazı soruların cevaplarını bulabilmiş değil. Ve bunun tedirginliğiyle yaşıyor. Olaydan ve aksiyondan uzak hayatına devam ederken huzursuzluğu onu haklı çıkarıyor ve hayatta tek güvendiği kişiyi kaybediyor. Huzuru için deşmediği geçmişini intikam duygusuyla parçalıyor ve tekrar oyuna dahil oluyor. Ancak geri döndüğünde üstüne yıkılmış bir komployla ve onu öldürmek isteyen başka güçlerin de varlığıyla tanışıyor.

Medusa Darbesi için aksiyon anlamında Bourne serisinin en hareketli filmi diyebiliriz. Kaybedecek bir şeyi kalmayan Bourne geçmişini ve onu var eden karanlık gücün varlığını daha çok kurcalamaya başlıyor. Serinin çözülme filmi de diyebiliriz.

.

The Bourne Ultimatom ( Son Ültimatom )

Serinin son filmi Son Ültimatom Jason’un Moskova’daki sanrılarıyla açılıyor. Bu sefer Jason kafasındaki küçük sanrıları yavaş yavaş anlamlandırmaya başlıyor ve geçen zaman içerisinde edindiği bilgilerle önemli noktalara varıyor. Bourne , hem Marie’nin ruhunu huzura erdirmek , hem de kendisini bu hale getirenlerden hesap sormak için başladığı yerin bulmanın peşinde.

Ancak CIA onun önceki iyi niyet gösterilerine rağmen kellesini istiyor. Bu yüzden Bourne bilgiye ulaşmak için artık daha bilgili , daha hazırlıklı ve en önemlisi daha tehlikeli…

Kompozisyon babında düşündüğümüzde serim , düğüm , çözümün son ayağındayız. Tabii ki artık her şeyin deşifre olmaya başladığı noktada bizim de heyecanımız ve merakımız had safhaya ulaşıyor. Film de bunu fazlasıyla karşadığını söyleyebiliriz. Nitekim akademi de filmi 3 Oscar’la ödüllendiriyor ve film IMDB Top 250’ye girmeyi başarıyor.

Şimdi ise yaklaşık 10 senelik bu macera yeni bir yüz ve yeni bir proje ile Bourne’nin Mirası ile vizyona girdi. Yeni seri ne kadar uzun soluklu yada ne kadar başarılı olur henüz bilmiyoruz ancak emin olduğumuz bir nokta var. Matt Damon’lı seri gelmiş geçmiş en iyi aksiyon filmlerini bize izlettirdi. Ayrıca kendisiyle aynı temayı paylaşan filmlere hem ilham kaynağı oldu hem de çıtayı oldukça yükselterek daha kaliteli işleri seyirciye sunma imkanı yarattı.

Bakalım sinema tarihi böylesine bir seriye daha şahitlik yapacak mı ?

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.