The Bourne Legacy/Bourne’un Mirası (2012)

.

James Bond serisinden sonra tüm zamanların en çok beğenilen ve en çok gişe yapan Bourne serisi Jason Bourne’ün açtığı yoldan devam ediyor.

Alaska’da kendisine verilen görevle uğraşan Aaron Cross bir yandan vahşi doğayla mücadele ederken bir yandan da onu hayati fonksiyonlarını ayakta tutan mavi haplar olmadan görevini bitirme derdindedir. O merkezle iletişimi kopmuş bir şekilde ıssızlıkta sürüklenirken tam bu esnada Jason Bourne’ü yakından görüp de canlı kalabilen nadir insanlardan biri olan Guardian yazarı Simon Ross da Bournezedeler kervanına katılır. Onun ölümü aslında planlı bir örtbas planının devreye sokulduğunun habercisidir. Nitekim CIA İç Güvenlik Birimi’nin yürüttüğü kusursuz projelerden oluşan seçkin ölüm makinaları dünyanın çeşitli yerlerinde düğmeleri kapatılmışcasına ölmeye başlar. CIA İç Güvenlik Birimi ve siyasi kodamanlar Jason Bourne vakasından sonra düşen reputasyonuna bir yenisine eklememek için seferber olurlar.

.

Şahsen aksiyon filmi deyince aklıma ilk gelecek olan Jason Bourne filmleridir. Bu anlamda önyargılı baktığımızda bu filmi klasiğe saygısızlık olarak anlamlandırabiliriz ancak pozitif baktığımızda ise neden bir James Bond serisi gibi yeni bir aksiyon serisi çıkmasın sorusunu da kendimize sorabiliriz. Yalnız seyirciler hangi bakış açısını seçerse seçsin daha dananın kuyruğunun kopmayacağının farkındadır.

Tercih kısmından direkt filmin içine atlayalım. Kabul edelim ki Jeremy Renner geç gelen şöhreti nasıl koruyacağını biliyor. Son dönemde Hollywood eliyle servis edilen üst düzey aksiyon filmlerin çoğunda kendine yer buluyor. Jason Statham’a doğru evrilme hali devam eder mi bilinmez ancak gerçekten bu işi muadili kadar iyi kotardığı kesin. Jason Bourne’ün yerine koymadan düşünürsek rolünün hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyoruz. Rol hakkı demişken Edward Norton gibi bir oyuncuya böyle bir filmde yanoğluyan bir karakter vermek hangi akıllının işi çok merak ediyorum. Böylesine usta bir oyuncuya aksiyon filmlerine bakıldığında süre olarak oldukça uzun sayılabilecek bir filmde bu kadar kuytu bir rol verilmesini ve onun da bu rolü kabul etmesini anlamlandıramıyorum. Oyuncunun raf ömrünü kısaltacak hareketler bunlar. Öte yandan yeni esas kız Rachel Weisz hakkında konuşmak için biraz erken. Çünkü şok altında bir karakteri aldı ve son ana kadar aynı tepkiyi oynadı. Muhtemel devam edecek olan filmlerde onun çözülmesiyle beraber daha detaylı bir yorum yapabiliriz.

İşin kamera arkasına geldiğimizde Bourne üçlemesini kaleme alan Tony Gilroy bu sefer yönetmen koltuğuna da oturmuş ki bence oldukça iyi yapmış. Aynı felsefeyi taşıyan yeni serinin başlangıcı için seriyi ve olması gerekenleri en iyi tanıyan isim o. Serinin mirasını en iyi taşıyabilecek kişi de…

Sonuç olarak Bourne’un Mirası’nda yine memleket memleket aksiyon, iç içe geçmiş komplolar ve merak uyandırıcı gizemler var. Jason Bourne’u izleyenlerin çoğunluğunda büyük bir önyargı mevcut. Onlara bu kalitede kaç tane aksiyon filmi izlediklerini düşünmelerini ve takıntılarını bir kenara bırakmalarını tavsiye ediyorum. Zira Aaron Cross ile yeni maceralara yelken açılacağı aşikar.

Önceki seriyi hiç izlemeyen vatandaşlar bu adam ne ne zırvalıyor diyebilir. Onlar için bkz.

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

2 Replies to “The Bourne Legacy/Bourne’un Mirası (2012)

  1. Bourne’un Mirası serisinin en kötü filmi diyebilirim. Serinin daha önce çekilen filmleri oldukça güzeldi. Ancak bu devam filminde Bourne serisinin tadını alamıyorsunuz. Benim gözlemlediğim kadarıyla filmde ne doğru düzgün bir aksiyon ne de normal senaryoyla doğru düzgün bir bağlantı var. Tabi Bourne serisi hayranlarının izlemesi gereken bir film zira daha sonra çekilebilecek olası devam filmleri ile bağlantılı olabilir. Ancak serinin diğer filmleri ile aynı hazzı alamayacağınızı söylemek isterim.

  2. Bende çoğu filmsevere katılıyorum bu film hakkında. Bence her serisinde olduğu gibi yine Matt Damon olsaydı harika olur diye düşünüyorum. Yapımın izlenmemesi gerekmiyor tabi ki ama daha iyi olabilirdi. Jeremy Renner’da kötü değil tabi vaktiniz varsa izleyin derim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.