Panic Room/Panik Odası (2002)

.

Evde sıkıntıdan patlamak üzereyken tv’de fragmanını görüp hemen evden çıkarak bu filme gittiğim günü hatırlıyorum.O zamanlar ne David Fincher ne de Jodie Foster hakkında hiçbir malumata sahip olmadan,tamamen ne kadar eğleneceğimi düşünerek girmiştim sinemaya. Eğlenmeyi de geçtim sadece zaman geçirecek bir meşgale aramıştım. Filmin ardından eve döndüğümde hala sergilenen oyunculuk performanslarını ve yaratılan genel atmosferi düşünüyordum. O gün bir filmin, izleyicisini nasıl içine çekebildiğini ve yarattığı atmosferi izleyiciye kendi dünyasıymış gibi aktarabildiğini anladığım gündür.

.

Filmin tamamı tek bir mekanda geçiyor. Tek bir ev hatta ağırlıklı olarak tek bir oda… Bu oda panik odası adı verilen tehlike anında sığınılacak, son derece donanımlı bir oda. Eve ilk taşındığı günün gecesi hırsızlar tarafından rahatsız edilen, eşinden yeni boşanmış Meg Altman kızını da alıp bu odaya sığınıyor ve başlarına gelmedik kalmıyor. Sorun şu ki hırsızların istediği şey odanın içinde…

Film boyunca sözkonusu mekandan ayrılmadığımız halde sıkılmamamızı sağlayan şey ise hikayenin sürükleyiciliğinden ziyade atmosferi yaratan tüm ayrıntıların izleyiciye belirgin bir şekilde sunulması. Bunu mümkün kılan ise David Fincher’ın tercih ettiği –aynı zamanda son derece estetik olan- kamera hareketleri. (Yer yer kameranın anahtar deliği içerisine girdiğini dahi görüyorsunuz.) İzleyiciyi hikayeye öylesine bağlıyor ki, adeta kendinizi ortamın bir parçası gibi hissediyorsunuz. Gerçeklikten şüphe etmemenizi sağlayan bir diğer ayrıntı da oyunculuk performansları. Özellikle Jodie Foster sergilediği performansla ne kadar zor bir durumda olduğuna inandırıyor sizi.

.

Aynen The Descent’da olduğu gibi baskı altındaki kadın davranışını masaya yatıran Panic Room buna bir de annelik içgüdüsünü ekleyerek sınırları daha da zorluyor. Filmin vizyona girdiği zamanlar okuduğum bir yazıdan hatırladığım kadarıyla rol için ilk düşünülen isim Nicole Kidman imiş sanırım. Nicole’ün yaşadığı bir sakatlıktan ötürü yerini Jodie Foster almış ve çok da iyi olmuş. Filmin yardımcı kadın oyuncusu Kristen Stewart şimdilerde Twilight serisinde sergilediği donuk ve ekstra-silik performansına tezat oluşturacak şekilde, iyi bir oyunla yeni izleyecek olanları şaşırtabilir. Gerilirken eğlenmek istiyorum diyorsanız bir göz atın derim.


IMDB Sayfası
Fragman

0 Replies to “Panic Room/Panik Odası (2002)

  1. Bazen Allah’ım izlenecek o kadar çok film var ki bize o kadar ömür verecek misin demek geliyor içimden.Fincher Baba’nın izlemediğim ve en çok merak ettiğim filmlerinden biri.
    Kristen Stewart burada daha bebeymiş şimdilerde ise ergen gerilerinin fantazilerini süslüyor.Bu Twilight serisine de ayrı bir dosya açmak lazım ama hiç ilgimi çekmiyor ve açıkçası pek kafa yoracağımı da sanmıyorum.Gençlerimize kitap okutan bir film oldu onun hakkına belki ilerleyen zamanlarda kendimi sıkıp izleyebilirim.Ama herşeyden önce Panik Odası.Mümkün olan en kısa zamanda…

  2. 2002’de ben de sinemada izlemiştim bu filmi. Hatta hızımı alamayıp Dünya Kupası’nda Türkiye’nin Senegal’i yenip yarı finale çıktığı maçtan sonra sevindirik olan korsan VCD’ci amcadan 3 TL yerine 2 TL verip almıştım. Gerçekten çok başarılı bir film.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.