Once/Bir Zamanlar (2006)

.

Adam, Dublin’in işlek caddelerinde gündüzleri popüler şarkıları, geceleri de kendi şarkılarını çalıp söyleyerek hayatını kazanmaya çalışmaktadır.Boş kalan vakitlerinde de babasına, elektrikli süpürge tamiratı yaptıkları dükkanda yardım etmektedir.
Kendi şarkılarından birisini söylediği gecelerden birisinde aslen Çek vatandaşı olan ve aynı onun gibi hayatını sokaklarda çalışarak ve evlere temizliğe giderek kazanmaya çalışan Kadın ile karşılaşır.Kadın, Adam’ın söylediği Say It To Me Now isimli parçayı çok beğenir ve bunu dinlemeye başlar.

.

Şarkı sonrasında da sohbet etmeye başlarlar. Kadın, Adam’ın boş vakitlerinde süpürge tamir ettiğini öğrenince bozuk olan süpürgesini ona getirmeye karar verir. Böylece aralarında arkadaşlık başlamış olur.Bir gün Kadın’ın temizlik yaptığı, müzik aletleri satan dükkana giderler. Kadın burada Adam’a piyano çalışını gösterir. Sonra da Adam’dan kendi şarkılarından birisini çalmasını rica eder. Adam kendi şarkılarını pek bir halta benzetemediği için çekinse de Kadın’ı kıramaz ve çalıp söylemeye başlar. Şarkıya Kadın da piyanoyla eşlik eder. Bu andan sonra Kadın, Adam’ın içindeki o müzisyenlik ruhunu keşfeder ve açığa çıkarıp şekillendirmek için yön vermeye kalkar. Çünkü Adam da o potansiyel vardır. Yapacakları ilk iş Adam’ın şarkılarını kayıt stüdyosunda kaydedip demoları gerekli kişilere ulaştırmak olacaktır. Bunun için kendilerine eşlik edecek üç kişilik bir grup bulurlar ve stüdyoya girerler.

.

Aslen müzisyenlikten gelme olan John Carney’nin yazıp yönettiği, başrollerinde de The Frames grubunun solisti Glen Hansard ile müzisyen Marketa Irglova’nın bulunduğu “modern zamanlar müzikali.”Yer yer komik ama genel olarak insanı hüzünlendiren farklı bir film bu. Sebebi de kalıplaşmış şeylerin içinde dönüp durmaması olsa gerek. En basitinden söylemek gerekirse ana karakterlerimiz birlikte vakit geçirmelerine rağmen birbirlerine aşık olmuyorlar ve cinselliği yaşamıyorlar. Aralarında elbette bir sevgi var ama onlar işi bir adım ileriye götürerek bu durumu berbat etmiyorlar sonunda bir şey olmayacağını bildikleri için.Onlara göre en iyi olanı dost kalmak.On the Edge isimli filminde müziklere ne kadar önem verdiğini belli eden John Carney, burada işi birkaç adım ileri götürerek pik noktasına ulaştırmış.

.

Bütçesine inat kocaman bir yüreği olan, çok kısa sürede çekilmiş olan film, ülkemizde ilk defa FilmEkimi’nde gösterilmişti galiba. Sonra kulaktan kulağa yayılarak hayran kitlesini genişletse de sinemalarda gösterime giremedi. Fakat VCD piyasasındaki yerini aldı.Once,Falling Slowly ile En İyi Şarkı Oscar’ını aldığında salonda büyük bir alkış koptu. Aslında bu sonuç zaten bekleniyordu. Çünkü aday olan diğer şarkılardan üç tanesi Enchanted filmine aitti ve şarkılar gerçekten çocuk şarkıları gibiydiler.Ayrıca Glen Hansard ödülü aldığında teşekkür konuşmasını biraz uzun tutunca (konuşma için verilen belli bir süre var) müzik yükselmiş ve Marketa konuşmasını yapamadan sahneyi terk etmek zorunda kalmıştı. Bu durum ödül gecesinin sunuculuğunu üstlenen Jon Stewart’ın dikkatinden kaçmamıştı ve bir sonraki anonsu yapmadan önce Marketa’yı sahneye davet edip konuşmasını yapmasına izin vermişti.

Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

0 Replies to “Once/Bir Zamanlar (2006)

  1. Son günlerde çok bahsedilip, son olarak da sinemâbed’de görünce “artık tekrar izlmenin vakti geldi galiba” diyerek yeniden izledim bu filmi. İlk yarattığı etki kadar olmasa da, ona yakın bir beğeniyle izledim. Bunun sebebi şarkılarını yüzlerce kez dinlemiş olmam da olabilir:

    Yanlış hatırlamıyosam, filmin senaristi bu filmi Glen Hansard ve Marketa Irglova için yazmıştı, ya da buna benzer bir şey olması lazım. Ya da senarist sadece Hansard’ın arkadaşıydı.

    Beni bu filme bağlayan çok şey var aslında. 🙂 İlk olarak Glen Hansard’ın İrlandalı olması ki, İrlandalı’ların müzik, film vb. benzeri ürünlerini çok beğenirim. İkincisiyse… duyduğuma göre Glen Hansard, yine İrlandalı olan ve severek dinlediğim Lisa Hannigan’ın eski erkek arkadaşı(yine severek dinlediğim) Damien Rice’ın sıkı arkadaşıymış. Üçüncüsüyse Marketa Irglova’nın Çek oluşu. 🙂 Ben de bi Çek hayranlığı var ki, sebebini ben de bilmiyorum. 🙂 ay lev ye Prag.

    Bir de filmle alakalı ekşi sözlükten araklanmış şu bilgiler var:

    * filmdeki gitar, glen hansard’in the frames grubuyla dünyayı gezdirdiği, sayısız kez kullandığı gitar.(Benden not: Filmdeki Hansard’ın çaldığı gitara dikkat edin)
    * yönetmen john carney, glen ve marketa dublin’in gelişmiş bölgelerini sevmediklerinden
    daha geleneksel, azgelişmiş yerlere odaklanmışlar.
    * filmin hikayesi aktörlerin kendi hayatlarına dayandırılmış, glen eskiden sokak calgıcısıymış ve filmdeki gibi parasını çaldırmış.
    * yapım için neredeyse hiç para harcanmamış.
    * ikili filmin tanıtımını gösterimlerden sonra şarkıları
    söyleyerek yapmışlar.
    * film önce sundance tarafından reddedilmiş, ama glen ve marketa’nın tanıtım ve konserlerinden sonra sundance film festivali temsilcileri tarafından tekrar başvuru yapılması sağlanmış ve de kazanmış.

    Son olarak…

    Harikadır… Şarkılarının melodisi haftalarca kulakta yankılanır. Mütevazi ve abartısızdır. Yirin.

  2. if bağımsız film festivalinde gösterildiğinde kaçırdığıma çok üzülmüştüm.. sonra izledim tabii..gayet başarılı bir film.. karakterlerin isimlerinin olmaması, klişelerden arınmış olması ve tabi oscar’ı da alan müzikleri filmi vazgeçilmez yapıyor benim için ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.