My Own Private Idaho / Benim Güzel Idaho’m (1991)

.

Mike ve Scott, Portland caddelerinin köşe başlarında bekleyen iki erkek jigolodur. Zamanlarının çoğunu onları arabalarına alanların evlerinde, terk edilmiş binalarda, ucuz lokantalarda, uyuşturucu çekerek geçirmektedirler.


.

Mike evini birkaç yıl önce terk etmiştir. Beş parasız olduğu ve erkeklerden hoşlandığı için bu işi yapmaktadır. Scott ise belediye başkanının oğludur ve sadece keyif için, zengin aile yaşamından sıkıldığı için bu işi yapmaktadır. Bu arada Mike narkolepsi (“gündüz aşırı uyku eğilimi” demiş wikipedi) hastasıdır. Genelde stresli olduğu zamanlarda narkolepsiye yakalanır. Uykuya her dalışında da rüyalarında annesini görür. O aidiyet duygusunu yaşamak için de Scott’la birlikte doğduğu yer olan Idaho’daki abisinin yanına gitmeye karar verirler. Orada bizi hoş olmayan bir sürpriz beklemektedir.

Annesinin aylar önce kendisine gönderdiği kartı görür Mike. Kartta annesinin bir otelde çalıştığı yazmaktadır. Annesi işleri yoluna koyacağını söylemektedir. Bir hevesle otele giden ikilimiz, aradıkları kişinin otelden çok önce ayrıldığını öğrenir. Mike’ın annesi aylarca çalışıp biriktirdiği parayla Roma’daki bir çiftliğe gitmiştir. Ayrıca gideceği yerin adresini de vermiştir.

.

Bulundukları yer Roma’ya dünyalar kadar uzaktır. Onların altında ise sadece eski model bir motosiklet vardır. Daha önceden “iş icabı” aynı ortamda bulunan ve o sırada otelde olan Alman Hans ile karşılaşmaları hayli işlerine gelecektir.

Mike ve Scott son bir umutla Roma’ya da giderler fakat yine aradıklarını bulamazlar. Elde avuçta hüsran vardır. Portland’a geri döndüklerinde ise hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

.

Gus Van Sant’ın üçüncü uzun metrajı olan My Own Private Idaho, yönetmenin aynı zamanda yaptığı en iyi filmlerden birisi olarak gösteriliyor. Kullandığı açılar ve kamera kullanımı dikkat çekici ve izleyiciyi rahatlıkla içine çekiyor, sahnedeki duyguyu hissettiriyor. Özellikle Mike’ın filmi açan ve kapayan yoldaki konuşmaları sırasında bulunduğu yeri “Bombok olmuş bir insan yüzü”ne bezettiği sırada kadrajın yuvarlak bir hal alması oldukça hoştu. Görünen şey ise gülümseyen bir surat oluyordu.

.

Scott’ın “Gerçek babam” dediği Pigeon’ın odasına çıkarken ki sağdan sola pan (kameranın soldan sağa veya sağdan sola hareketi) ve tilt up (kameranın yukarı doğru olan hareketi) yapılan sahne anlatım açısından iyiydi. Bunlara benzeyen ufak tefek pekçok hoş açılar var. İşin eğitimini almaya başladığımdan beri teknik olaylara bakış açım yavaşça değişiyor 🙂

Birisi kendi kanından olan tek kişiyi aramak için yollarak düşerken ve aile özlemi çekerken, diğeri varlıklı ailesini terk ederek sokak yaşamını tercih ediyor. Bu çatışma üzerinden ilerleyen film zaman zaman Portland’daki gerçek sokak çocuklarına da yer vererek belgeselvari bir havaya bürünüyor. Kendisi de eşcinsel olan Gus Van Sant onları ne övüyor ne de yeriyor. Sadece olanı olduğu gibi gösteriyor.

.

Bu film en çok da filmden iki yıl sonra işletmeciliğini Johnny Deep’in yaptığı bir barda aşırı doz uyuşturucudan ölen River Phoenix’in oyunculuğuyla hatırlanıyordur herhalde. Ayrıca River ile Keanu Reeves menajerlerinin itirazlarına rağmen o zamanlar Hollywood’un pek de sıcak bakmadığı böyle bir içeriğe sahip olan filmde oynamaktan çekinmemişler.

Filmin dvd ekstralarında Gus Van Sant ile yapılan bir söyleşinin ses kayıtlarına alt yazısız ulaşılabiliyor.
Yapım Aşamaları bölümünde filmin kameramanı, görüntü yönetmeni ve kurgucusunun ağzından çekim sürecini dinliyorsunuz. Yolun Kralları isimli bölümde eleştirmen Paul Arthur filmi baştan sona inceliyor.
Söyleşiler bölümünde ise filmin yapımcısı Laurie Parker’ın River Phoenix’in kız kardeşi Rain ile yaptığı söyleşi alt yazı ile izlenebiliniyor.Yedi adet Çıkartılmış Sahne ise on beş dakika uzunluğunda.
Alt yazısız söyleşilere de alt yazı eklenseydi inanılmaz keyifli olurdu. Ama bu haliyle bile hayli tatmin edici.

IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

0 Replies to “My Own Private Idaho / Benim Güzel Idaho’m (1991)

  1. Ddarko’nun tavsiyesi üzerine izledim bu filmi.(tavsiye edip de beğenmediğim filmi yok) Konusu bir hayli ilgimi çekti. River Phoenix cidden çok güzel bir oyunculuk sergilenmiş. Gus Van Sant her zamanki gibi kameranın arkasında olduğunu belli ediyor. İzlenmesi gereken bir film.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.