Kara Sevda’nın 500 Günü

.

Sıradışı bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Filmin başlarında “Yazarın Notu: İzleyeceğiniz her şey kurgudan ibarettir. Biriyle olan herhangi bir benzerlik görürseniz, tamamen tesadüftür.Özellikle de seninle Jenny Beckman.Sürtük!” açıklamasıyla az çok neler izleyeceğimizi tahmin edebiliyoruz. Film aşkın iki yönünü de ele almayı başarıyor. Aşk ilişkisini zamansal sıçramalarla anlatıldığı için Tom bir sahnede aşkını anlatırken ilerki sahnede Summer’a olan kinini kusabiliyor. Zaten bu filmi diğerlerinden ayıran noktalardan biri de bu.

.

Tom, Summer’ına “Madem ellere yar olacaktın,niye son ana kadar beni kendi çektin.” diye sorduğunda “Çünkü o anda seninle dans etmek istedim.” diye cevap alıyor. İşte bazen hayatta her şey bu kadar basittir.Bazen biz her şeye çok büyük anlamlar yüklemeye çalışırız.Bazen karşıdakinin sadece o anlık isteği ile çok büyük havalara gireriz ve bu bizi çok yanlış yerlere alır götürür. Bazen her şey sadece o anlıktır,devamı yoktur ama biz hep sonsuzluğu anlamayı seçeriz ve küçük anlık hislere kaptırır gideriz. Eğer Tom gibi arkadaşlarınıza “Oğlum dün 5 saat sadece 90’lardan bahsettik bu sefer olucak galiba.Kızın gönlü de bende gibi. Bugün bir gülüşü vardı bana resmen eridim. Üstelik o kadar kişi varken gelip benim yanıma oturdu” gibi cümleler söyleyip sonra “Alçak kız benim yanıma oturmamak için boş sandalyeyi yanımdan uzağa taşıyıp oturdu. Ağzıma s.çtı bu kaltak.” gibi sohbetlere giriyorsanız bu filmde Summer, Tom’u sepetledikten sonra Tom’un aptalca hala onunla tekrar başlayabileceğini düşünmesi, bir türlü arkadaş olarak görememesi, Tom’un arkadaşlarıyla dertlerini paylaşması, bunalım anlarında kardeşinden destek ve öneriler alması, aşkını takıntı haline getirmesi size çok tanıdık gelecektir.

.

Dans sahnesinde Tom’la birlikte mutlu oluyorsunuz. Gördüğüm en iyi hayal kırıklığını sahnesi olan beklentiler-gerçekler sahnesinde Tom’la aynı duyguları paylaşıyoruz ve Summer’ın suratına bir tane yapıştırmak istiyoruz. Tom bitik haldeyken yanından geçen bir çifte laf atması feci halde Heath Ledger’ı anımsattı bana.Soundtrackler filmin çok çok önünde diyebiliriz. Tom’un mahçup şekilde Summer’ın gözlerine bakarak Here Comes Man’i söylemesini unutamıyorum.
Bu film erkeklerin kadınlardan daha çok aşık olabileceğini alışılmamış bir şekilde anlatıyor diyebiliriz.Belki Summer’ın da haklı sebepleri vardır. Ama hikaye Tom’un ağzından anlatıldığı için bize Summer pek iyi biri olarak gelmiyor.Hayatta da böyledir zaten olaylar anlatan taraflara göre değişik şekilde anlatılır ve öyle değerlendirilir.
Aşk filmi değil,aşk hakkında bir film için sonu biraz klasik mutlu sona yakın bitiyor ve bizde en azından filmden umutlarla ayrılıyoruz. Filmin sonunda sayacın yeniden sıfırlanması ve Tom’un yeniden aynı yollardan geçeceği yine aynı şeyleri yaşayacağını,kısır döngünün hep böyle devam edeceğini de çıkartabiliriz.Bu da aşk filmi gibi bitti düşüncesinden bizi biraz da olsa uzaklaştırıyor. Son olarak tüm Jenny Breckman’lara sitemlerimizi gönderiyoruz.

Edi

Sizlerden gelen isimsiz içeriklerin paylaşıldığı editör hesabıdır.

0 Replies to “Kara Sevda’nın 500 Günü

  1. Filmin soundtrackleri çoğu filmin soundtracklerine kıyasla çok çok üstündü diyebilirim.Normalde fazla müzik kullanımı filmlerde kabak tadı verebiliyor ancak 500 Days of Summer’ın müzikleri çok doğru zamanda doğru yerde kullanılmış.
    Zooey Deschanel’in ayrıca Nancy Sinatra’nın seslendirdiği Sugar Town adlı parçaya yeni bir yorum getirmesi de müziklerin hanesine artı bir puan kazandırmakta.
    Filmin klasik romantik-komedi normlarının dışına çıkması popülaritesini haklı olarak tavan yaptı.Modern dünyanın romantik komedisi olarak uzun seneler boyunca saygı duyulacak bir film olarak kalacaktır.
    Bu arada ilk yazın hayırlı olsun Mehmet Ali. 🙂

  2. Uzun zamandır romantik komedilerden artık iş çıkmaz dediğim noktada izlemiştim filmi. “Adamlar yapmışş yaaaa!!” demek istiyorum o yüzden 🙂 çok farklı bir açıdan bakarak ilişkilerin doğasına inmişler, öyle lirik anlatımlarla imkansız aşktan ya da talihsiz ilişkilerden bahsetmek yerine direk anlık kesitler sunulmuş izleyiciye, ki bu kesitlerin izleyenlerin kayıtsız kalamayacağı derecede hayatın içinden olması filmle bir yakınlık kurulmasını sağlıyor.

  3. @tyler78 Katılıyorum Zoey role cuk oturmuş. Asansörde The Smiths şarkısını söylerken onun yanında olup ona aşık olmamak için bir erkeğin hormonlarını aldırmış olması gerekir. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.