Inside Llewyn Davis | Sen Şarkılarını Söyle | 2013

sen şarkılarını söyle filmi

Keşfedilmek için sabırla beklerken o anın hiç gelmeyeceğini de yavaş yavaş hissetmek acı bir tecrübe olsa gerek.

Llewyn Davis‘in içinde bulunduğu durum da yaklaşık bu şekildedir. Eski şarkıları kendine has üslubuyla yorumlayarak folk müzik üzerinden sesini duyurmak niyetindedir. İkiliyken çıkardığı albümün üzerinden uzun zaman geçmiştir ve partneri intihar ettikten sonra onun da müzikal kariyeri duraklama dönemine girmiştir. Hep aynı mekanda sahneye çıkmakta, sağda solda insanların evinde kalmakta ve her seferinde içinde bulunduğu duruma isyan etmesine rağmen gelişim adına ortaya bir şey koymamaktadır. Bunun yanında en yakın arkadaşının sevgilisini hamile bıraktığını öğrenir ve hayatının gidiş noktasını sorgulamaya başlar ve ilk defa cesaretini toplayıp çok sevdiği şehirden ayrılıp Chicago’ya doğru bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onun için bir işaret olacaktır. Ya makus talihini kıracak ya da babası gibi açık denizlere yelken açıp sevmediği bir hayatın parçası olacaktır.

True Grit ile kazandıkları parayı para kazanamayacağını bildikleri bir filme yatıran Ethan Coen ve Joel Coen‘e gerçekten sinema dünyasının güzel insanları demek pek de yanlış olmaz. Endüstriyel sinemanın bu kadar içinde olmalarına rağmen bu kadar dışında kalmak için çabalamak çok da kolay olmasa gerek. Yaptıkları her film orijinal bir perspektife sahip, dolu ve içinde izleyicisine dair hep bir şeyler barındıran özgün eserler olarak nitelendirilebilir. Tüm bunları yaparken de izleyiciden kopuk olmamayı da başarabiliyorlar.

sen şarkılarını söyle filmi

Sen Şarkılarını Söyle filmi de yine bu minvalde diyebiliriz. Karakter her ne kadar hayali olsa da yönetmenler için bu karakterin esin kaynağı Dave Van Ronk ve Bob Dylan olmuş. İkisinin de hayatından izleri Llewyn Davis karakterinde görmek mümkün. Ağırlıklı olarak Dave Van Ronk tabii ki…

Bu karaktere can veren Oscar Isaac‘e de ayrıca değinmek gerekiyor. Filmdeki tüm şarkıları kendisinin seslendirmesi bir tarafa karakteri bu kadar özümseyerek canlandırması gerçekten muazzam. Kendinizi 60’lı yıllarda tahta iskemlede gerçekten onu dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. O ve onun yaşadıkları size o kadar gerçek geliyor ki bir süreliğine zaman – mekan gerçekliğinizi kaybediyorsunuz. Yan rollerde Carey Mulligan ve Justin Timberlake‘e pek iş düşmese de onlar da Isaac’in görkemli performansına ayak uyduruyorlar.

Inside Llewyn Davis benim için güzel insanların güzel filmi olarak aklımda kalacak. Coen Kardeşler’i seven her sinefil gibi…

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.