İlginç Bilgiler:1.Sayı

.

•Canımız ciğerimiz Donnie Darko karakteri için düşünülen ilk isim sinemacı bir aileden gelen Jason Schwartzman’dı.Jason, Rocky serisinde Adrien’ı canlandıran Talia Shire’ın oğlu. Yani Francis Ford Coppola’nın yeğeni. Dolayısıyla Nicolas Cage ve Sofia Coppola’nın da kuzeni. Yani önü, arkası, sağı, solu sağlam bir abimiz kendisi. Wes Anderson şürekasından olmasıyla da dikkat çekiyor. Zaten Richard Kelly’nin Donnie Darko için onu düşünmesinin en önemli sebebi Rushmore’daki performansı olsa gerek. Neyse, Jason yoğun programı nedeniyle Donnie Darko’yu reddetmek zorunda kalır. Bu karakteri sinemacı aileden gelen başka bir aktör olan Jake Gyllenhaal kapar ve sonrasında Allah Jake’e “Yürü ya kulum!” der. Rolü Jason kapmış olsaydı nasıl bir karakter ortaya çıkarırdı, bilmiyorum. Rolü geri çevirmek zorunda kaldığı için kafasını taşlara vurmuş mudur, onu da bilmiyorum ama eğer canlandırmış olsaydı Jason Schwartzman bedenindeki bir Donnie Darko büyük ihtimalle şimdiki kadar karizmatik olmazdı gözümüzde.

.

•Lord of the Rings’in insanlık ırkını temsil eden en baba karakterlerinden olan Aragorn’u canlandırması için düşünülen ilk isim Stuart Townsend’di. Stuart, varlığı ile yokluğu arasında pek bir fark bulunmayan orta karar aktörlerden. Çoğunluğun Charlize Theron gibi bir hatunla olan ilişkisinden dolayı aşina olduğu bir isim.

•Alayımızın Amelie ile tanıyıp sevdiği Audrey Tautou, Stephen Frears’ın yönettiği Dirty Pretty Things’deki Şenay rolünü kapabilmek için büyükannesinin bir Türk olduğunu iddia etmiştir. Bu, Tautou’nun ilk İngilizce rolüdür.

•Beğenerek izlediğim karizmatik aktör Clive Owen aslen tiyatrocudur. Kameralar önündeki macerası televizyon filmleri ve dizileri aracılığıyla başlamıştır. Birkaç ufak tefek sinema filminin ardından, televizyondaki işlerini de elden bırakmayarak hangi amaca hizmet ettiğini bilmediğim, zaten çoğu bölümünü de izlemediğim, ünlü yönetmenlerin yönettiği kısa filmler serisinde isimsiz bir şoförü (Driver) canlandırmıştır. İnanılmaz kötü bir film olan King Arthur’dan sonra yer aldığı Closer’daki Larry karakteriyle bir Golden Globe kazanmış, Oscar’a da aday olmuştur. Closer’ı yöneten Mike Nichols tiyatro kökenli bir yönetmendir. Closer, Patrick Marber tarafından yazılan bir tiyatro oyunudur ve tiyatro kökenli bir aktör olan Clive Owen bu oyunda -filmdekinin aksine- Dan karakterini canlandırmıştır. Ayrıca bu filmde rol arkadaşı olan Jude Law ile Clive Owen’ın yolları yıllar önce Bent isimli filmde kesişmiştir.

•The Departed usta yönetmen Martin Scorsese’ye ilk ve şimdilik tek Oscar’ını kazandırmıştır. Bu işe sevinmeyenler yoktur ama sevinenlerin çoğunun da sevinci buruktur büyük ihtimalle. Çünkü The Departed, Hong Kong yapımı olan Infernal Affairs’ın (Mau Gaan Dou) yeniden çevrimidir. Amerikan versiyonundaki mafya patronunun Hong Kong versiyonundakine oranla daha baskın olması gibi farklar olsa da The Departed’ın bu kadar sevilmesinin ve dikkat çekmesinin nedeni, orijinal versiyonun pek bilinmemesi gibi bir görüş de atılmıştır ortaya. Neyse, Costigan’ın Çavuş Dignam ve Yüzbaşı Queenan ile ilk karşılaştığı sahne, filmin en sevdiğim bölümlerinden birisidir. Burada Dignam sinir bozucu çenesi düşük tavrıyla ve insan sarrafı kişiliğiyle Costigan’ın epey üzerine gider. Burada Mark Wahlberg, Di Caprio’nun üzerine gitme konusunda Scorsese’den izin almıştır. Yani Costigan’ın amcasının Tayland’lı fahişelerle alakalı olarak söylediği şeyleri kendisi uydurmuştur Wahlberg. O sahnede Di Caprio’nun üzerine o kadar gitmiştir ki Caprio’nun sinirleri gerçekten bozulmuştur. Wahlberg’ün bu kadar serbest davranmasının nedeni ise sadece Scorsese’den aldığı izin değil, Di Caprio ile arkadaşlıklarının The Basketball Diaries’a kadar dayanıyor olmasıdır.

.

•Mahmut Fazıl Coşkun’un ilk uzun metrajı Uzak İhtimal’de harika bir performans sergileyen Nadir Sarıbacak filmin oyuncu seçimlerine birkaç defa katılmış fakat heyecanlı olmasından ötürü kendisini pek gösterememiş. Hatta casting ekibinin aklındaki en son isimmiş. Deneme çekimlerinde heyecanlandığını, ama eğer şans verirlerse kendilerini utandırmayacağını söylemiş film ekibine. Musa’yı canlandıracak kişiyi seçme günü geldiğinde Mahmut Fazıl Coşkun diğerlerinin aksine bu rolü Nadir Sarıbacak’ın alması gerektiğini söylemiş ve onu kadroya dahil etmişler. Uzak İhtimal’in lokomotifi diyebileceğimiz Nadir Sarıbacak buradaki rolüyle yurt içinden ve dışından önemli ödüller aldı.

•Yazıp yönettiği Balans ve Manevra’da Timur’u canlandıran Teoman, kendisinin dördüncü tercihiydi. Timur için düşündüğü üç aktörü de ayarlayamayınca mecburen kendisi geçmiştir kamera önüne.

•Good Will Hunting’de Chuckie karakterinin ölmesi gerektiğini belirten Gus Van Sant’a, senaristler Matt Damon ve Ben Affleck şiddetle karşı çıkmışlar ve sözlerini geçirmişlerdir.

•Wong Kar Wai’nin İngilizce çektiği ilk film olma özelliğini taşıyan My Blueberry Nights’taki öpüşme sahnesi kameramanın fikridir. Elizabeth’in başını tezgaha yaslayıp uyuduğu sahne hazırlanırken kameraman “Jeremy kızı seviyor. Onu neden dudaklarından öpmüyor ki?” gibilerinden bir şeyler diyor ve bu fikir kabul ediliyor. Kaldı ki harbiden çok güzel bir sahnedir o öpüşme sahnesi.

•Jake Gyllenhaal’un Jarhead’deki Anthony Swofford rolünü kapmasında kaslı vücudunun büyük payı vardır.

•Elijah Wood, Lord of the Rings’in filme çekileceğini öğrenince Hobbit’e benzemesini sağlayacak kıyafetler alıp bir ormana gider ve kendisini videoya çektirir. Yüzüklerin Efendisi romanından bir bölüm canlandırdığı bu video kasedi Peter Jackson’a gönderir ve Frodo rolünü kapar.

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

0 Yorum “İlginç Bilgiler:1.Sayı

  1. My Blueberry Nights’taki olayı ben de duymuştum.Öpülen kişi Norah Jones olunca merak ediyor insan tabi.Diğerlerinin hiçbirini duymamıştım.Harika bir derleme olmuş Akın.Eline sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir