Hansel & Gretel:Witch Hunters/Hansel ve Gretel:Cadı Avcıları (2013)

.

Birkaç yıldır konu tıkanması yaşayan Hollywood bit pazarına gerilim yağdırmaya devam ediyor.
Kız ve Kurt, Pamuk Prenses ve Avcı’dan sonra Hansel ve Gretel’in cadı avcısına çok da şaşırmadık doğrusu. Tıpkı önümüzdeki ay fasulye sırığındaki Jack’in Dev Avcısı Jack olmasına şaşırmayacağımız gibi. Bunu bir eleştiri olarak da algılamamak gerek açıkçası çünkü Hollywood uzun zamandır orjinal metin sıkıntısı çekiyordu. Remake filmlerden ve çizgi roman uyarlamalarından gına geldiği bir anda bu tür masal uyarlamaları esasında çok iyi oldu. Bu anlamda çok yeni birşeyler vaad etmese de Hansel ve Gretel:Cadı Avcıları filmi hikayeye yepyeni bir boyut kazandırıp seyirci tatminini sağlamış gibi gözüküyor. Özellikle filmin senaristi ve yönetmeni Tommy Wirkola’nın adını anmak gerekiyor.

Norveçli yönetmenin henüz üçüncü filminde büyük bir prodüksiyonun altından başarıyla kalkmasını görmemezlik edemeyiz. Hikayeye yepyeni bir boyut katan kostümler,mekanlar ve silahlarla masalın beynimizdeki halini sıfırladı. Masala kendi yöresinden kattığı trollerle yön verdi. Bununla beraber yönetmenin eksilerini de söylemeden geçemeyeceğim. Henüz tanıştığı Hollywood anlayışının sanki hızlandırılmış eğitimini almışcasına filmi Hollywood kalıplarına sığdırmış ve bu noktada kendi yaratıcılığına ket vurmuş. Bu kadar güzel bir noktadan yola çıkılan bir filmin biraz sınırsız olmasını beklerdim ancak uygulayıcı yapımcılar olaya biraz fazla el atmış sanki. Yani Norveç beyninden çıkan fikir Amerikan diyarında kısmi erozyona uğramış yada uğratılmış.

.

Biraz da oyunculara gelelim. Filmde yan karakterlerde birçok İskandinav oyuncuya rastlamak mümkün. Bunlardan en dikkat çekici ise şüphesiz Pihla Viitala. Canlandırdığı Mina karakteri ile izleyicileri derin bir algıda seçicilik durumunda bıraktı Fin oyuncu. Bunun yanında Jeremy Renner Hansel rolünde “sert çocuk” rollerinde beklendiği gibi ve Gemma Arterton da Gretel rolünde fragmanlardan fazlasını vaad etmediğini ispatlıyor. 80 dakikalık film (8 dakikası jenerik) devam filmi olmaya daha baştan gönlünü koysa da önümüzdeki yıllar başka masalları da getirebilir, bilinmez.

Biraz da işin 3 boyutlu kısmına değinelim. 3D filmler benim için yeni bir deneyim bu yüzden filmden çıktığımda ilk aklıma gelen şey bu filmin 35MM halinin nasıl olacağı oluyor. Ve evet Hansel ve Gretel 3D olmasaydı gerçekten biraz yavan kalacaktı. Aksiyon sahnelerinin hemen hemen hepsinde 3D mucizesiyle beraber kendimizi figüran gibi hissediyoruz. Ki bu sahneler gerçeküstü olaylardan ibaret olsa da film atmosferine girmenize yardımcı oluyor. Oyuncular cadının süpürgesinden Augsburg’a bakarken de troll’ün sağ omzunda baş aşağı durduklarında da heyecanınızı canlı tutmayı başarıyor Bu anlamda 3D filmi tavsiye ederken, 2D film için DVD’leri beklemenizi öneriyorum.

İlk defa rutin olarak yaptığın filmin konusu merasimini atlıyorum. Ve hatta fragmanını da izlemenizi önermiyorum. Çünkü bu kısa 3D görsel heyecanın her anını ilk defa sinemada görmenizi istiyor ve iyi akşamlar diliyorum.

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.