Green Lantern/Yeşil Fener (2011)

Endüstriyel sinemanın bilimkurgu filmleri artık fabrikasyon haline gelmeye başladı.Formülize edilmiş popcorn filmleri izlemeyi kanıksadık da bari az biraz gayretle farklı birşeyler izleyelim.
Oa gezegeni karanlık bir gücün korkuyla beslenmesiyle beraber abluka altındadır.Gezegenin koruyucularından Abin-Sur tehlikenin daha öncekilerden farklı olduğunu anlasa da bu yolda ölür ve aracıyla beraber Dünya’ya zorunlu iniş yaptığında yüzüğünü taşıması için Hal Jordan’a emanet eder ve kendisini koruyucu ilan eder.Ona göre Hal seçilmiş kişidir ve karanlık korkunun üstesinden gelebilecek potansiyele sahiptir fakat Hal şu ana kadar Dünya’da kendisinin de farkında olmadığı bu özelliği hiç gösterememiştir.İş hayatında ve özel hayatında sürekli sorumluluktan kaçan ve fevrice hareketen eden Hal hayatının ve tüm insanlığın sorumluluğunu alır.Ancak önce yeni kimliğine ve güçlerine alışması gerekmektedir.Tabi bu esnada kötülüklerin ne zaman nereden gelmeyeceğini de bilmesi…

Beyni uyuşturmaya birebir bir film olan Yeşil Fener benzersiz konusuna ve malzeme açısından geniş bir potansiyele sahip olmasına rağmen her popcorn bilimkurgu filmlerinde olduğu gibi kolay yolu seçerek karakterlere yoğunlaşmadan,görsel efektlere sırtını dayayarak alışılagelmiş kalıplardan sıyrılamıyor.Karakterlerin geçmişleri hakkında çok kısa bilgiler geçip de kendimizi karakterin yerine koyabilmek yada onu anlayabilmek gibi görevler üstlenmemizi isteyen yapımcıların anlamadığı birşey var.Metin olarak sağlam filmleri sırf uzun ve kafa karıştırıcı olmasın diye özeti çıkartılmış kitap gibi seyirciye sunmak izleyiciye büyük bir hakaret.Bilimkurgu alanında başyapıt diyebileceğimiz tüm filmlerde derinlemesine karakter analizi vardır.Gerçekliğin dışındaki bir dünyayı izlerken kendinizi filmle bütünleştirebilmek için karakterleri anlayabilmek ve onlarla bütünleşmek gerekir.Onların canı yandığında sizin de yüzünüzün ifadesi değişmeli,tam arkalarında onları tehlike beklerken siz ondan daha fazla endişelenmelisiniz.Eğer izlediğiniz filmde kendinizi filme kaptıramıyorsanız film ya size hitap etmiyordur yada gerçekten çok kötü kurgulanmıştır.
Yeşil Fener filmi izledikten bir gün sonra filmle ilgili kafanızda neredeyse hiçbirşey kalmıyorken Star Wars’u izledikten aylar sonra bile hala karakterlerin bile isimlerini hatırlıyorsanız buradan bir terslik var demektir.Fakat devir endüstriyel sinema devri…Seyircinin Green Lantern 2’yi Green Lantern 3’ü izlemesi gerekmekte.Belki de karakter analizlerini serinin diğer filmlerine saklamışlardır. Kim bilir ?

Dipnot: Filmde ara ara bilimkurgu filmlerine göndermeler ve ti’ye almalar var.Bir filmin bu tür atraksiyonlara girişebilmesi için öncelikle makaraya aldığı türdeşlerinden benzersiz bir şekilde ayrılması gerek.Bu haliyle oldukça yersiz olmakta.

Dipnot 2 : Ryan Reynolds’un “ne film olursa oynarım abi” hallerine alıştık da Blake Lively kariyerinin başında çok kötü film tercihleri yaparak yoluna devam ediyor.Sonu hayır olsun.

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.