Gişe Memuru (2010)

Kendine yakın birinin ölümünden medet umarak hayat planlaması yapan insan şizofrendir, sorunludur, gişe memurudur.

25 yıl önce ölen annesinin etkisinden kurtulamayan babasıyla yaşayan Kenan’ın yüzünden geçen her senenin deja-vu kıvamında olduğu anlaşılmaktadır. Baba baskısı ve aşırı kontrolcülüğü Kenan’ın ruh sağlığında ciddi problemler oluşturmuş ve akıl sağlığını yitirmeye sebebiyet vermiştir. Kenan bu süreci normal insanlar gibi atlatmaya çalıştıkça karşısına çıkan tavizsiz baba tutumu duvarına toslamakta ve her çarpış içinde artçı depremlere sebebiyet vermektedir.

Bir süre sonra Kenan gişelerde kendi kendine konuşan ve sanrılar gören bir adam haline geldiğinde üstleri tarafından kesik yer ve Afar gişesine yönlendirilir. Afar gişesi sadece gidiş olarak çalışan ve günde üç arabanın geçtiği ıssız bir duraktır. Kenan’ın ilerleyen sağlık sorunlarına sorun katan gişede sadece Kenan’ı mutlu eden tek bir şey vardır: Sabah 10.00 civarında geçen o kadın. Babasına bakan Nurgül de güzel bir kadındır ancak Nurgül’ün babası tarafından kendisine zorla baş göz edilmeye çalışılması fikri baştan bir şeylerin başlamasını engellemektedir.

Kenan artık sabah 10.00 ‘u iple çekmekte ve manasız bir yolun manasız terminalinde hayatına kadınla mana aramaya çalışmaktadır. Bu noktada unutulmaması gereken şey ise hayat devam ederken hastalıkların mola vermek gibi alışkanlıklarının olmamasıdır.

Yönetmen Tolga Karaçelik ilk uzun metrajlı filminde olağanüstü bir iş çıkarmış. Altın Portakal’dan bol ödülle dönen Gişe Memuru filmi görüntü, planlar ve çekimler anlamında tam bir usta işi izlenimi veriyor. Buna Serkan Ercan’ın inandırıcı oyunculuğu eklenince güzel Türk filmleri sınıfına yeni bir film daha girmiş oluyor.

Göndermeleriyle (Gişenin ismi olan Afar Araf’a gönderme sanırım), özgün sanrılarıyla ve filme dahil olan bütün yan karakterlere yüklenen manalı diyaloglarıyla (Nadir Sarıbacak’ın Hasanlar muhabbeti çok iyiydi) film bir ilk filme göre oldukça yüksek bir seviyede bulunuyor.

Finale doğru oluşan karakter çatışmaları ve çatışmaların sonucu oluşan beklenmeyen manzara ile kendini aşan filmi 2011 yılında izlediğim en iyi Türk filmlerinden biri olarak not düşmek farz oluyor. Türk filmi tavsiyeleri listemize yer açmanın vakti gelmiş meğerse.

Sevdiğim Sahneler;

– Kenan’ın berber arkadaşıyla beraber sahilde bira içerken yaptığı sohbet.
– Nadir Sarıbacak’ın karakterinin Hasanlar’a gidip gitmeme ikilemi.
– Kenan’ın babasının koltuğuna oturduktan sonra koltuk döşemesinin babası tarafından çentilmiş kısmına doğru elini götürmesi. (Sanki babasının kaldığı yerden kendi devam edecekmişcesine Kenan’ın çentiğe elini götürmesi bana Lost’ta düğmeye birinin mutlaka basmak zorunda olması gibi bir etki bıraktı.)
– Olmazsa olmaz “Babam öldü ! Artık evlenebiliriz” sahnesi.

Gördüğünüz gibi sıradan bir insanın sıradan olmayan yaşamına uzanan film anlatım diliyle de sıradanlıktan sıyrılıp kendini gösterebiliyor. Bu anlamda sinemamızın minimal filmlere eğildiğini düşünebilirsiniz ancak alt metinlerin cirit attığı bu film üstte yazdığım birçok yönden yeni akım filmlerden kolayca ayrılabiliyor. En iyisi mi izleyin ve nasıl görmek istiyorsanız öyle görün.

Tek Eleştiri: Meteor muhabbeti fazlasıyla gereksizdi sanki.Birden fazla sahnede adının geçmesi ona ayrı bir anlam yüklememiz gerektiğini düşündürdü.Ama nafile…

Bir De Bunlar Var

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “Gişe Memuru (2010)

  1. Konu olarak ve görüntü olarak güzel bir filme benziyor en yakın zamanda izlemeyi düşünüyorum umarım anlatıldığı gibi güzeldir, bilgi için teşekkür ederim.

  2. Gerek filmin konusu gerekse başroldeki kahramanı gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. İzledim ve memnun kaldım.

  3. iyi bir filme benziyor.sinema da izleyemedim.malum kasabada ki sinemaya her film gelmiyor.bizde her filmi izliyecemiyoruz.fakat televizyonda verildiğinde de çok fazla izleyemedim. o gece misafirin geleceği tutmuştu.

  4. Bu tarz kaynaklı filmlerden çok haz alıyorum.Mesela kemal sunalın oynadığı gişe filmi gibi sahnelere ev sahipliği yapan Propaganda filmi de öyle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.