Das Weisse Band/Beyaz Şerit (2009)

.

Michael Haneke’den yine psikolojik,rahatsız edici,gizemli ve bol bilinmeyenli bir denklem.Buna rağmen izlediğim iki Haneke filmine nazaran bunun daha çözülesi bir çalışma olduğunun farkındayım.Belki de diğer iki filme göre daha iyi bulmamın nedeni basit idrakıdır.İşte Haneke etkisi!Kendi düşüncemden şüpheleniyorum.

.

Kuzey Almanya’da bir köyde olan garip olayları bize dış seste köyün öğretmeni anlatıyor.Hikayenin geçtiği yıllarda 30’lu yaşlarında olan öğretmen bir sürü faili meçhul olaya tanıklık eder.Tabi onunla beraber tüm köylüler…
Herşey köyün doktoruna kurulan tuzakla başlar.Akabinde çiftçinin karısının ölümü,Baron’un oğluna yapılan işkence bunu takip eder.Kimse kimin yaptığını bilmez.Ortada delil de yoktur sadece şüphelenilen insanlar vardır.Şüphe beraberinde yeni suçlar getirir.Yeni suçlar eski suçları da ortaya çıkarır.Hikaye ilerledikçe Haneke herkesin ipliğini ufak ufak pazara çıkarır.Herkesin günahı,suçu,kini,nefreti ortadadır.Acaba yaşanılanların sorumlusudur ebeveynler midir yoksa çocukların içinde saf kötülük var mıdır ?

.

Haneke hakkında pek birşey okumadan onu tanıdım.Dolayısıyla üçüncü filmini izledikten sonra Haneke’nin sinema anlayışını çözemem.Ancak bazı çıkarımlarda bulunabilirim.Mesela; bu film de dahil üç filmde de karakterlerin karakteristik özellikleri kaba haliyle normal ancak tanınmaya başladıkça anormal hale geliyor.Aynı şekilde bu karakterler mutlaka rahatsız edici birşeyler yapıyorlar.
Filmlerin genelinde oku-anla-tamamla düşüncesi hakim.Yağı,unu,şekeri veren Haneke bizden tüpün olmadığını bildiği halde helva yapmamızı istiyor.Aslında bu düşünce tarzına ilk iki filmde ısınamadım.Hatta ilk filmden sonra (Kurdun Günü) kendime bu adamın başka bir filmini izlememek için söz vermiştim ancak Funny Games U.S’yi de dayanamayarak izledim ve yine hüsran oldu.Ancak bu filmden sonra bundan sonra tüm Haneke filmlerini izleyeceğime dair söz verdim.Aslında iki filmi de beğenmedim aralarında göze batan bir husus yoktu ama gitgide yönetmen kendi tarzını bana empoze etti ve ben de izlediğim en iyi Haneke filmi olan Beyaz Şerit’i izlemiş oldum.
Adamın filmlerinde yeterince psikolojik vaka ve durum varken,filmin kendisi bir objeyken bile insana komutlar verebiliyor demek ki !
Bir de filmin toplumun her sınıfını irdeleyen her sınıfında maraz bulan bir yapısı var.Bu marazlar seksüel,otorite,tabu,fesat gibi çeşitli kavramlarla açıklanıyor.Beklemesi zor sahneler…Sinemada kötü şeylerin olacağını bilmek ve buna karşın elinden birşey gelmeden o sahneler teslim olmak kadar beni geren bir şey yok.Haneke bundan da bolca serpiştirmiş.
Ve son olarak filmin ismine gelelim.Köyün papazının yaramaz çocuklarına saflık ve iyi düşünceyle beraber olsunlar diye bağladığı beyaz bir bez parçası.Temizliğin ve saflığın rengi olan beyaz,o köyde bu rengi kirletmeyecek bir adam bile bulunamaz.

Not:Çocukların bu kadar iyi rol kestikleri başka bir filmi hayatımda izlemedim.
Akılda Kalanlar ;

-Papazın kızını suçunu bildiği halde kutsaması.Cemaat endişesiyle bilmemezlikten gelmesi.
-Doktorun oğlunun çektikleri.Dört yaşında velet gün yüzü görmedi.
-Papazın kızı ne kadar gıcık.İnsan ağız burun dalası geliyor.Her toplulukta öne atlıyor.Yalan desen gani gani.Düzenbazlık desen aynı şekilde.
-Papazın oğlu herhalde filmdeki tek masum çocuk.Diğerlerinin hepsi yalancı bi kere onda hemfikiriz.Ayrıca oapazın sopasını yiyip de iflah olan tek bebede papazın oğludur.
-Baron’un oğlunu dövüp düdüğünü alan çocuğun babasından dayak yiyip düdüğün kendisinde olmadığını söyledikten sonra babası aşağı indiğinde düdüğü çalması harika bir sahneydi.
-Martin karakterini oynayan çocuğun geleceği parlak.
-Tek merak ettiğim soru çiftçiyi biri mi astı yada intihar etmek zorunda mı bırakıldığı.


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “Das Weisse Band/Beyaz Şerit (2009)

  1. Yazınızı sonunuza kadar okudum. Ve hepsine aynen katılıyorum. Yalnız Funny Games konusunda katılmıyor. Tekrar çevrimini izlerseniz Michael Haneke’nin sinemanın hastalıklı fakat dahi yönetmenlerden biri olduğu göreceksiniz. Bunun dışında Burjuva sınıfını eleştirdiği de her filmde bariz gösteriyor. Funny Games’te buna değindiği gibi ayrıca kurgulu şiddette kötülemememizi, nedensiz şiddetti ise ayıpladığımızı bunun iki yüzlülük olduğunu anlatıyor.
    Ayrıca bende korku alt türündeki filmleri incelediğim bir sitem var http://kanverevan.com bizi bağlantılarınıza ekler. Ve arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz seviniriz. Sizi bağlantı listemize alacağınız. Temiz ve başarılı bir siteniz var. Mutlu Yıllar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.