Dalkomhan Insaeng/Acı Tatlı Hayat (2005)

.

“Güzel bir bahar günü genç bir öğrenci dalların rüzgarda hareket ettiğini fark eder ve ustasına sorar: ‘Dallar kendi kendilerine mi yoksa rüzgar yüzünden mi hareket ediyor?’ Görmek için başını kaldırmadan cevap vermiş usta: Harekete ne dallar ne de rüzgar sebep olur. Bu senin kalbinde ve aklındadır.”

.

Sun Woo, büyük bir otelin restoranında güvenlik görevlisi kontenjanına dahil edebileceğimiz türden bir iş yapmaktadır. Aynı zamanda otelin sahibinin fedailerinden birisidir. Uzak Doğu dövüş sanatlarını pek güzel icra eden Sun Woo sessizdir, sakindir, utangaçtır ve yalnızdır. Bu sebeplerden ötürü Patron’un en has adamıdır.
Birkaç günlüğüne şehir dışına gidecek olan Patron’u ona bir görev verir. Kendisi ortalıkta yokken genç ve güzel sevgilisine göz kulak olmasını ister. Çünkü genç kızın başka bir sevgilisi olduğundan şüphelenmektedir. Sun Woo’dan kızı takip etmesini, gerçekten başka bir sevgilisi varsa kendisini aramasını, o da olmuyorsa olayı kendi kendisine halletmesini söyler.

.

Sun Woo genç kızı çaktırmadan takip eder. Kızın harbiden de başka bir sevgilisi vardır. Sun Woo, iyi anlaşan genç çiftleri eve gidene kadar takip eder. Gecenin sonunda da evi basarak kızın sevgilisini bir güzel pataklar. Tam Patron’u arayacakken genç kızın saçını kulağının arkasına attığını görür ve bu basit hareketten etkilenir. Patron’un “Ya da kendin hallet” lafı aklına gelir ve telefonu kapatır. Çocuğu evden kovar ve bir daha görüşmemelerini tembihler. Patron’a da haber falan vermez. Patron ise şehir dışından döner dönmez sevgilisinin yanına uğrar. Kızın soğuk tavırlarından da ters giden bir şeyler olduğunu, Sun Woo’nun kendisine “ters” yaptığını anlar. Hatta Sun Woo’nun genç kıza aşık olduğunu bile düşünür. Kendisine yalan söylenmesinden nefret eden Patron, en has adamı Sun Woo’nun kalemini kırarak hayatının hatasını yapar. Çünkü gördüğümüz kadarıyla Sun Woo çıtır çerez kıvamında bir abi değildir.

.

Ji Woon Kim’in üçüncü uzun metrajı, son yıllarda büyük gelişme kaydeden Uzak Doğu sinemasının en iyi örneklerinden. Yönetmen Ji Woon Kim, dozu yerinde ayarlandığında oldukça etkileyici olan bir şey yapıyor: Farklı türleri aynı potada başarılı bir biçimde eritiyor. Tür kırması hadisesini başarıyla yerine getirerek izleyicinin duygu durumunu oradan oraya sürüklemesi bu filmin en iyi yanıdır. Aynı şey ikinci uzun metrajı Karanlık Sırlar (Janghwa, Hongryeon) için de geçerli. Yani kimi sahnelerde sinirleriniz bozulurken ana karakterin haline acıyorsunuz. Kimi sahnelerde içiniz ısınıyor, kimisinde yüreğinize sanki bin parçaya bölünmüş cam kırıkları batıyor. Bazı sahnelerde de aksiyondan yerinizde duramıyorsunuz. Acı Tatlı Hayat, alaycılığıyla Takeshi Kitano’ya, koridordaki dövüş sahnesiyle de Oldboy’a selam çakıyor; şiddeti kullanımıyla da aynı filme saygı duruşunda bulunuyor.

Ji Woon Kim’in sonraki filmi “İyi, Kötü, Çılgın” da ülkemizdeki film festivallerinden birisinde gösterilmiş ve olumlu eleştiriler almıştı. Sun Woo’yu canlandıran karizmatik abimiz Byung-hun Lee de Ji Woon Kim’in İyi, Kötü Çılgın’ında yer aldıktan sonra G.I. Joe:The Rise of Cobra’da oynayarak uluslarası piyasada kendisini göstermeye başlamıştı.

“Bir sonbahar gecesi genç öğrenci ağlayarak uyanmış. Ustaya bu tuhaf gelmiş ve sormuş: Bir kabus muydu? Öğrenci ‘hayır’ demiş.
-Üzücü bir rüya mıydı?
-Hayır ustam rüya öyle güzeldi ki…
-Öyleyse niye bu kadar üzgünsün?
Genç öğrenci göz yaşlarını silmiş ve yavaşça cevap vermiş: Çünkü gördüğüm rüya asla gerçek olamaz.”


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.