Cem Yılmaz | Pek Yakında | 2014

pek yakında

Cem Yılmaz’ın son filmi Pek Yakında öngörüldüğü üzere gişede yeri göğü sallamasa da hikaye, anlatım ve inceliği ile gönülleri fethediyor.

Zafer, oyunculuk hayalleriyle yanıp tutuşan sıradan bir yurdum insanıdır. Sinema sevgisi göğsünden taşsa da o istediği fırsatı bir türlü yakalayamaz ve kader onu korsan DVD işine kadar götürür. Bu işi de layıkıyla yapar ve birçok insana dünyanın dört bir yanından film izletir ancak dağıttığı filmlerle insanları birleştirse de kendi ailesini dağılma noktasına getirir. Karısıyla arası açılan ve oğluna sürekli mahcup olan Zafer korsana tövbe eder ancak son olarak Avatar 2 filmiyle final yapma niyetindedir. İşler beklenildiği gibi gitmez ve bir anda Avatar 2 Zafer’de kalır. Zafer bu filmden gelen parayla eski sinemacılarla Şahikalar Kötülüğün Sonu adlı bir filmi çekerek geleceğini garanti altına alma niyetindedir.

pek yakında

Yaptığı sinema filmleriyle insanlara sinema kültürü aşılayan Cem Yılmaz’ın filmleri de beğenilmez oldu kimilerince. Bu ülkede birçok insan sinemaya yılda birkaç kez gidiyor ve gittikleri zaman da bu adamın filmlerini tercih ediliyor. Ama bazen bir algı sıkıntısı da oluşuyor.

Cem Yılmaz’ın bu ülkede sürekli insanları güldürmek gibi bir görevi yok. Cem Yılmaz komedyen olduğu kadar sinemacı. Laf ebesi olduğu kadar naif hikayeleri de seven bir adam. Bunca zamandır hem gösterilerinden hem de sinema filmlerinen bunu anlamak mümkün. Bu noktada referans noktası olarak Hokkabaz gibi bir filmi alabilirsiniz.

Pek Yakında filmi hikayenin naifliği noktasında Hokkabaz’ı andırsa da karakter çeşitliliği ve derinliği açısından oldukça dolu bir film. Senaryo çok ince olarak düşünülmüş ve işlenmiş olmakla birlikte ortak bir yapımcı bulmuşken mekan çeşitliliğini gözardı etmeseydi çok daha iyi olurdu. Filme getirebileceğim tek eleştiri budur. Bunun dışında Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur gibi demirbaş kadrosuyla uyumu ve onların rollere adaptasyonu oldukça üst düzeydi. Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt gibi yetenekli bir oyuncuları da ekibe dahil etmek iyi bir seçim olmakla birlikte Tülin Özen’in bu ahengin içinde biraz yapay durduğunu da belirtmek gerekiyor.

Yönetmen koltuğunu ilk defa tek başına işgal eden Cem Yılmaz’ın stil olarak büyük farklılıklar ortaya koyduğunu söyleyemeyiz ancak hikayenin ön planda olduğu bir filmde zaten bunlara da pek gerek olduğunu düşünmüyorum. Sadece kendi sahnelerinde bazı noktalar birkaç tekrarla daha iyi hale getirilebilirmiş sanki. Bu noktada yardımcıları ya da diğer oyuncuların Cem Yılmaz’ı uyardığını pek sanmıyorum.

Eleştiriler ve kişisel çıkarımları bir kenara bıraktığımızda Pek Yakında filmi kuşkusuz son dönem Türk sinemasının en başarılı işi. Güzel bir hikaye, keyifli göndermeler, ince espriler, retro esintiler… Cem Yılmaz beklentisini bir kenara bırakıp izlemenizi tavsiye ederim.

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.