Black Swan/Siyah Kuğu (2010)

.

Yeni tanıştığınız bir insanın başta sizde uyandırdığı iticilik duygusu genelde zamanla yerini sıkı bir arkadaşlığa bırakır.Ancak hayatınıza aldığınız bu yeni insanı hırslarınızı,ideallerinizi ve paranoyaklığınızı bir kenara bırakıp kabul etmeniz elzemdir.Aksi bir durum ise baştaki iticilik duygusu ile sıkı arkadaşlık arasında beyninizi kemiren paranoyak düşüncelere yenilmeniz anlamına gelebilir.
Uzun zamandır bünyesinde bulunduğu bale okulunun en başarılı balerinleri arasında bulunan Nina senelerdir tekrar tekrar oynanan oyunun yeni kraliçesi olmaya adaydır.Kusursuz olmak için büyük fedakarlıklar yapan içine kapanık ve narin Nina hocası Leroy tarafından performansı beğenilse de yeterince rahat olamadığından dolayı rolü alamama durumu ile karşı karşıyadır.Uzun yıllardır uğraşan ve yeteneğiyle prenses olmayı hak eden Nina hocası ve aşırı koruyucu eski balerin annesinin telkinleri ve direktifleri arasında yavaş yavaş kendi benliğini kaybetmeye başlamaktadır.Bununla beraber takıma yeni katılan Lily’nin ortama hemen ayak uydurup grubun gözdelerinden biri haline gelmesiyle Nina tüm bu ruhsal çöküntü sebeplerinin yanına bir de rekabeti eklemek zorunda kalacaktır.Lily ile olan arkadaşlığına pek güvenmeyen, Leroy’nin istediklerini tam olarak yapamayan ve bu yüzden başrolü kaptırma ihtimali bulunan Nina tüm bunların yanında annesinin baskın tavırlarına ve direktiflerine karşılık iyice yelkenleri indiren Nina’da artık ruhsal sorunlar baş göstermeye başlayacaktır.
Nina’nın şahit olduğu yada öyle olduğunu düşündüğü sanrılar öyle zamanlarda karşısına çıkar ki bir süre sonra halisünasyonlar,sanrılar ve gerçekler üçlüsü ile aynı masada poker oynamaya başlar.Elinin iyi olduğunu bildiği halde elindeki elin kendi eli mi olduğu konusunda bile kararsızlığa düşecek kadar balatayı sıyıran Nina hem bale geçmişinde en iyi Siyah Kuğu performansını hem de tarihin görebileceği en hazin balerininin hikayesini işlemeye başlayacaktır.
Bir Rüya İçin Ağıt,Pi,The Fountain,The Wrestler gibi üst düzey filmlerin üst düzey yönetmeni Darren Aronofsky daha önceki filmlerinde de kullandığı hayal-gerçek sentezinin çelişkisini Siyah Kuğu filminde de kullanmış.Hem de bu sefer neredeyse filmin tüm temasını bu hayal-gerçek çatışmasına oturtarak izleyiciyi de sürece tamamıyla dahil etmiş.Öyle ki filmde o kadar çok gidip gelmeler yaşıyorsunuz ki finali görene kadar Nina’nın yaşadığı paranoyaklık durumunu biz de yaşıyoruz.İşte bu nokta karakteri anlamak ve karakterin düşünce yapısına kendinizi adapte etmek filmin kafasını yaşamanızı sağlıyor.Çünkü bu tür filmlerde filme kendinizi kaptırabilmek için ilk önce karakterle yekün olmanız gerekiyor.Aronofsky de bunu belki de pek zorlanmadan başarmış diyebiliriz.

.

Aronofsky filmleriyle izleyiciye hükmetmesinin sebebi gerçek hayatta çokça karşılaştığımız karakterleri ve onların davranışlarını iyi analiz edip filmlerine aktarması diye düşünüyorum.Karakterlerin böylesine gerçekçi olması bu yüzden filmde olmayan yada olması muhtemel olmayan şeylere bile “acaba” diyerek yaklaşmamıza sebep oluyor.Karakterlerini böylesine canlı böylesine inandırıcı kılması bence Aronofsky’nin paranoyak senaryolarını en iyi destekleyen unsurlarından biri.
Tabi tüm bunları destekleyen oyuncu seçimleri ve oyuncu performanslarını da unutmamak gerekiyor.Natalie Portman narin,zarif ve aynı zamanda çekici yapısını filme inanılmaz bir şekilde yansıtmış.Yeni dönem oyunculardan başarılı olarak gördüğüm Mila Kunis de filmde yardımcı oyuncu rolünü başarılı bir şekilde dolduruyor.Mila Kunis bir de filmografisine bir çeki düzen verse daha çok üst düzey rollerde yer bulacaktır belki ama parayı daha çok seviyor da olabilir.
Siyah Kuğu hakkındaki fikirlerimiz toparlayacak olursam şunu söyleyebilirim:Her delinin arkasında bir menajer vardır.Bu menajer bazen anne,bazen eğitmen,bazen de bir dost olabilir.Bazen de hepsi….İşte hepsi olduğunda kendin olmayı kendi sesine kulak vermeyi unuttuğunda kendin için de yapabilecek fazla bir şeyin yoktur.Siyah Kuğu filmini herkese tavsiye ederim.

IMDB Sayfası

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

0 Replies to “Black Swan/Siyah Kuğu (2010)

  1. fragmanına bakmıstım ama çok soğuk yada donuk nasıl denir bilemiyorum işte öyle gibi gelmişti ama yazdıklarınızı okuyunca çekici gözüktü film gözüme izlemeyi planladığım filmlerden biri oldu sayenizde teşekkürler

  2. dikkatli seyredilince pi filmiyle benzerlikler taşıyor. örneğin iki karakterinde bir amaç edinmesi ve bu amaç uğruna her şeyi göze alması, haplar, halisünasyonlar ve hareketli kamera kullanımı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.