Avatar (2009)

.

Terminator I-II, Aliens ve Titanic filmleriyle sinema tarihine damgasını vuran yönetmenlerden James Cameron’un yeni filmi Avatar, 18 Aralık Cuma günü dünya ile birlikte ülkemizde de gösterime girdi. Gösterime girdiği gün 3 boyut farkıyla izleme şansına sahip olduğum filme dair izlenimlerimi ve 3 boyut deneyimlerimi sizinle paylaşmak istedim.

.

Filmin konseptinden kısaca bahsedecek olursak Avatar, Pandora isimli gezegende çok değerli bir madeni keşfeden -biz- Dünyalıların, zengin maden yatağının tam üzerinde köyleri bulunan Na’vi isimli yerlilerle olan mücadelesini anlatıyor. Biz bu mücadeleye daha önceden gezegende önemli çalışmalarda bulunan bir bilim adamının kardeşi Jake Sully’nin gözünden tanıklık ediyoruz.
Cameron’un filmi, içerisinde rahatça hareket edebilmek için kendi dünyasını ustalıkla oluşturuyor ve bu dünyayı hayal gücünüzü zorlayacak nesneler ve kurallarla süslüyor. Öyle ki; bu serüven esnasında gördüğümüz her ince ayrıntı, daha sonra film için önemli dönüm noktaları haline dönüşüyor. Film boyunca Jake Sully’nin gözünden bu yeni dünyaya yaptığımız keşif, bizi sürekli merak ve heyecan içerisinde tutarak bitmesini istemeyeceğimiz bir serüven oluyor.

.

Film için teknolojinin tüm imkanlarından yararlanılmış demek yetersiz olur herhalde. Zira filmde kullanılan teknikler bizim bildiğimiz -ya da bilmediğimiz- teknolojinin daha üzerinde. Bu bağlamda tam anlamıyla 160 dakikalık bir görsel şölen olan Avatar, sinema tarihinde görsel anlamda bir dönüm noktası olabilir.
Bunların yanında filmin az da olsa göze çarpan zayıf yönleri bulunuyor elbette. Cameron’un filminde anlatılan hikaye, daha önceden beyazperdede gördüklerimizden çok da farklı gelişmiyor ve senaryo anlamında belki de film bize diğerlerinden çok da fazlasını söylemiyor. Amerikalılar’ın üzerinde bulundukları topraklarda bir zamanlar Kızılderililer ile olan mücadelelerine benzer bir savaşım ve dram üzerine kuruluyor film. Ancak filmin iyi yönleri bu şekilde olulabilecek açıkları fazlasıyla kapatıyor. Bu tür bilim kurgu-fantezi filmleri için bu senaryo, kendi sınıfında en iyiler arasına rahatlıkla girebilir, belki de en iyisi aslında.

.

Sonuç olarak Avatar, yüksek bütçesinin hakkını sonuna kadar veren görsel yönleri ve heyecan verici hikayesi ile sınıfında adını unutulmazlar arasına yazdırıyor. Belki de teknoloji anlamında bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Rahatlıkla Kara Şövalye’den beri sinemada izlediğim en iyi film diyebilirim.3 boyutlu gösterim ise özellikle bu film için seyir keyfinizi en üst düzeye taşıyacak bir deneyim olacaktır. Verdiğiniz paranın son kuruşuna kadar değecek olan bu görsel şöleni daha fazla beklemeden yaşamanızı tavsiye ederim.


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Edi

Sizlerden gelen isimsiz içeriklerin paylaşıldığı editör hesabıdır.

0 Replies to “Avatar (2009)

  1. Filmi 3 boyutlu olarak izlemedim ne kadar farklı olurdu bilemiyorum ama o kadar anlatılana rağmen nötr bir şekilde filmi izledim ve memnun kaldım.Ancak;
    Avatar senin de dediğin gibi hikaye olarak pek yaratıcı değil olayların nasıl gelişeceğini,kimin nasıl tepkiler vereceğini çıkarmak pek de zor olmuyor.Yani filmde izleyiciyi ters köşeye yatıran pek sahne hatırlamıyorum.Ayrıca çok fazla klişeler de gözüme takıldı.Hani harika bir film izledim ama sanki daha fazlası da olabilirdi diye de düşündüm açıkçası.Cameron sanırım olası ikinci film için malzeme zulalamış. 🙂
    Tek bir cümleyle diye toparlayayım.Bana göre Avatar çok iyi bir film ama asla favorilerim arasına giremez.

  2. Hayatımda izlediğim en iyi filmlerden bir tanesi diyebilirim. Kahramanları olsun, senaryosu olsun, seslendirmesi olsun. 3boyutlu olarak izledim ve sanki filmdeki olayların tamamen içindeydim. ilk 3 boyutlu film deneyimimdi ve bu deneyimin Avatar olması apayrı bir ütopyaydı.

  3. Film ilk çıktığın da çok büyük yankılar uyandırmıştı.Çünkü alışagelmişin dışın da bir konusu vardı.Film de her türlü konu işlenmiş.Aşk,aksiyon,savaş,dram..Kısacası film de herşey var ve senaryo muhteşem.O yüzden bu filmi izlemeyen arkadaşlarımız varsa mutlaka ama mutlaka izlesinler..

  4. Bu olağanüstü yapıtı yeryüzünde kendini bilen insanların izlememesi anormaldir bence. Gerçekten çıktığı günlerde ve sonrasında büyük yankı uyandırıp hafızalara altın harflerle yazılmış bir yapımdı. James Cameron’a teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.