99 Francs/9,90 YTL (2007)

.

Octave Parango, yıllık cirosu 1.430.000 Frank olan dünyanın en büyük reklam şirketlerinden birisinde metin yazarlığı yapmaktadır. Bir dakikalık reklam senaryoları yazıp, afiş sloganları hazırlamaktadır. Kendi fikirlerini insanlara empoze ederek yarın ne giyeceklerine, neyi sevip sevmeyeceklerine, neyin moda olup olmayacağına karar vermektedir. O biçim bir maaşa sahip olan Octave, çükünün keyfine hayli düşkündür, uyuşturucu bağımlısıdır ve dokuz odalı bir evde yalnız yaşamaktadır.

.

İşini güzelce yapıp paraları çuvalla götüren, partiden partiye koşturan Octave, “Bildiğim her şeyi ondan öğrendim” dediği Marc’ın stajyer sevgilisi Sophie’yle yasak aşk yaşamaya başlar. Her fırsatta hemen her yerde sevişen çiftin ilişkileri Sophie’nin hamile kalmasıyla sekteye uğrar. Ne kadar boktan bir insan olduğunu arada bir dile getiren, dile getirmese de belli eden Octave, Sophie’ye duymak istediği şeyleri söyleyemez ve bir çuval inciri berbat eder. Sophie’siz günlerinde porno izleyip bolca uyuşturucu alan Octave’ın hayatı tanıtılması gereken ürünün yoğurt bahcesehirkonut olduğu önemli bir toplantıda değişir. Fikirleri reddedildiği ve elini eteğini bu piyasadan çekmek istediği için tazminatını alıp işten ayrılmak isteyen Octave, Mark tarafından kolayca ikna edilir. Fakat Octave bu durumu böyle basitçe sineye çekecek yapıda birisi değildir.

.

Fransa’nın önemli yazarlarından birisi olan ve ülkemizde de sağlam bir okuyucu kitlesi edinmiş eski reklamcılardan Frederic Beigbeder’in aynı isimli romanı 2000 yılında yayımlandı ve Beigbeder’nin kovulmasına neden oldu. Kitapta “Kendim ayrılmaya cesaret edemedim, onun için bu yolu seçtim” dediği söylense de işten atılıp yüklü bir tazminat alabilmek için yazmıştır büyük ihtimalle. Büyük oranda otobiyografik özellikler taşıyan romanı filme çekme işi Hollandalı olsa da Fransa’da yaptığı işlerle tanınan Jan Kounen’e verilmiş. Gücünü büyük oranda senaryosundan, eleştirel yapısından alan filme ilginç anlatım teknikleri ve zaman zaman sürreal bir hava katan yönetmen, kamera arkasındaki varlığını unutturmamış. Özellikle Octave’ın komaya girdiği ve birkaç saniyeliğine dünyadan göç ettiği sahneyle, haplanmış vaziyette araba kullanırlarken başlarından geçenlerin anlatıldığı o kafa ortamı ve o kafa ortamını destekleyen efektler, sonrasında da animasyona geçiş pek güzeldi. Ayrıca açılışında da belirttiği gibi sanal reklam dediğimiz uygulamayı filmin içinde birkaç kere bizzat yaparak ilginçleşiyor.

.

Reklamcılığın iç işlerine, boktan bir erkeğin iç dünyasına, tüketici topluma, kapitalist sisteme sözünü sakınmadan verip veriştiren, bunu da büyük ölçüde eğlenceli bir halde yapan sağlam bir film 99 Francs. Anlattıkları ve anlatırken yaptıklarıyla Frederic Beigbeder’nin kaleminin perdedeki iz düşümü oluyor. Bu da bence pek çok edebiyat uyarlamasının başına gelmeyen, kimisinin yakınından bile geçmeyen önemli bir özellik.
Octave’ı canlandıran Jean Dujardin’den bahsetmezsem taş olurum! Beigbeder’ye benzerliğinin peşinen bir artısı zaten oluyor ama adam cidden çok iyi oynamış. Ana karakter olmasının getirisiyle normal olarak hemen her kadrajda yer alıyor. Octave eşittir Beigbeder. Kaleminden çıkanları seviyorum ama bana giren çıkan her neyse kişilik olarak sevmiyorum bu adamı. Okuduğum kitapları otobiyografik. Az buçuk tanıyorum yani. Zaten kendisi de ne kadar boktan birisi olduğunu zaman zaman dile getiriyor. Önemlidir, değildir; ayrı. Ama benim açımdan bu kadar iticiyken Jean Dujardin faktörü yüzünden ilgiyle izledim. En azından intikamını alış şekli yüzünden alnından öpesim geldi.


Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

Akın

Wes Anderson, Gus Van Sant sevdiği yönetmenlerden birkaçı...

0 Replies to “99 Francs/9,90 YTL (2007)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.