2011 ve 2012’nin Komedi Filmi Tavsiyeleri

.

2011 ve 2012 yıllarında vizyona giren komedi filmlerinden güzel bir derleme ile karşınızdayız.

The Guard

Bu film için son zamanlarda izlediğim en iyi komedi filmi diyebilirim. İrlanda’nın küçük bir kasabasında kendi halinde takılan Gerry son zamanlarda pek alışık olmadığı bir şekilde bir cinayet soruşturmasının içindedir. Ayrıca yakınlarında organize edilen bir uyuşturucu ticareti de ülke çapında tüm polis teşkilatını harekete geçirmiş hatta FBI bile bu işin içine girmiştir. Ortada “sokak değerine” göre yarım milyar dolarlık bir uyuşturucu sevkiyatı vardır. Teşkilatın sıradışı polisi Gerry ile FBI ajanı Wendell birbirlerine ısınamasalar da bu işi beraber çözmek zorundadırlar.

.

Bu kadar çok ironi , bu kada çok kinaye ve bu kadar çok gönderme… Film öylesine dolu dolu bir metine sahip ki en yeteneksiz oyuncunun mimiklerinde bile sıklıkla sizi güldürebilir. Ki Brendan Gleeson gibi çok başarılı bir oyuncu bu diyaloglara can verince ortaya muazzam bir iş çıkıyor. Beylik laflar , diyalog paradoksları ve bitmek bilmeyen klişeler… İrlanda’dan çıkmış bu küçük bütçeli film Altın Küre’ye aday olarak sesini yeterince duyurmuşa benziyor. Filmden iki güzel diyalog ne demek istediğimi daha iyi anlatır.

(Üç uyuşturucu taciri yolculukta felsefeden konuşur.)

– Schopenhauer.
– Ben Nietzsche diyorum.
– Nietzsche mi? Sen hiç Nietzsche okumadın.
– Okudum. “The Antichrist”.
– Bana bir alıntı yap.
– Beni öldürmeyen şey…
– S.kt.r git, bunu her çocuk bilebilir.

– Eğer bir eşek bir hipopotamı düzerse, o zaman parti zamanıdır.
– Sen neden bahsediyorsun be?
– Sheehy böyle söyledi.
– Sizinle t.ş.k geçmiş , lanet olasılar.

(Polis rüşvet almadan hemen önce çatayı göstererek… )

– Hepsi burada mı?
– Anlamadım?
– Hepsi burada mı?
– Hayır, hepsi orada değil. İçinden bir kaç bin aldım.
– Ne?
-Herhalde hepsi burada. Bu rüşvet.
-Biz sizi satın alıyoruz, siz de burnunuzu bu işten uzak tutuyorsunuz.İşin mantığı bu yâni.

Para konusunda seni neden aldatayım?

Değil mi?

Bunu neden yapayım? Bu çok saçma. Sonra tüm bu buluşmanın hiçbir mantığı kalmaz ki. Hay .m.n. koyayım.

– Biri bu sabah yatağın ters tarafından kalkmış.

.

Win Win (Kazananlar Kulübü)

Tam zamanlı avukat , yarı zamanlı güreş antrenörü , çeyrek zamanlı devlet dolandırıcısı Mike , küçük dünyasına ve o dünyaya dahil ettikleriyle beraber sürdürdüğü yaşamı üzerine bakış fırlayan sıcak bir film. Tam anlamıyla komedi filmi olduğunu söyleyemesek de kategorilendirme anlamında en yakın türün komedi olduğunu da belirtmek gerekiyor. Hayatının rezillikleriyle hem hüzünlendiren hem de güldüren Mike oldukça ilgi çekici. Paul Giamatti’nin üstün performansı ve The Visitor filminin de yönetmeni Thomas McCarthy’nin yine iş başında olması ortalama üzeri bir yapımı izleyiciye sunuyor.

.

The Muppets

Kermit , Miss Piggy , Gonzo , İsveçli Şef ve daha niceleri… Muppets’lar hayatımızın derinliklerine işlemiş. Daha ilk sahnelerde bile Kermit’i gördüğümde gözlerim doldu. Neyse ki yıllar sonra biraraya gelme faslı çok dramatize edilmeden işin eğlence kısmına evrilmişler. Filmin ne kadar keyifli olduğunu söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum.

Yusuf

SineMâbed'in kurucu editörü. Mayıs 2008'den bu yana site için ırgatlık yapmakta. Sevdiği birtakım yönetmenlerin olduğu gelen bilgiler arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.