untouchablesmovie The Untouchables/Dokunulmazlar (1987)

İçkinin tezgah altından satıldığı ve milyonlarca doların vergisiz bir biçimde Amerika’da dolaştığı dönemlerde kanunlara kutsal kitap kadar bağlı bir adam kimsenin cesaret edemeyeceği bir işe kalkışır.
Al Capone’u yakalamak tabiri o dönemlerde zengin partilerinde gülmek maksadıyla kullanılıyor olsa gerek.Ancak başka bir tabir de vardır.”Bir orduyu yeneceksen ilk önce komutanını öldürmelisin.”

untouchablesmovie2 The Untouchables/Dokunulmazlar (1987)

Ajan Ness ikinci tabiri hedef aldığında arkasında içki yasağına rağmen içki içen yada içki satıcılarına göz yumarak yolunu bulan bir polis teşkilatı vardı.Tabii ki Al Capone’un bu şekilde yakalanmasının mümkünatı yoktu.Umutsuzca düşünürken karşısına çıkan yaşlı Malone tecrübesi ve dürüstlüğüyle Ness için biçilmiş kaftandı.Hazine Bakanlığı’ndan gönderilen muhasebeci Wallace da güven veriyordu.Geriye kalan genç ve güvenilir bir polis bulmaktı.Bunun için de Polis Okulu uygundu.Stone da ekibe dahil olduktan sonra bu dört kişiden oluşan “Dokunulmazlar” faaliyete geçti.

untouchablesmovie3 The Untouchables/Dokunulmazlar (1987)

Ancak Capone’u yakalamak;muhbir polislere fırsat vermemek,sindirilmiş insanları ikna etmek,satın alınmış jüri üyeleriyle uğraşmak ve daha da önemlisi hayatta kalmak demekti.
Ben herkesin övgülerle bahsettiği filmlerde beklentilerimi yükseltiyorum.Herhalde bu tür filmlerin favorilerime girmemesi de sırf bu yüzdendir.De Niro’nun Capone rolünü döktürmesi ve mafya filmlerindeki klasik ama hoş jargon ile özdeyişlerin başarıyla uygulanması bence filmi vasatın üstüne çeken unsurlar.Kevin Costner’ı karakteriyle hiç özdeşleştiremediğimi de belirtmem gerekir.

Gıcık olduğum sahne;
Filmi izlediysen buraya tıklayabilirsin.Sonra sol kulağımız çınlamasın. ▼

Sevdiğim sahne;
Filmi izlediysen buraya tıklayabilirsin.Sonra sol kulağımız çınlamasın. ▼

Sevdiğim diyalog;
Filmi izlediysen buraya tıklayabilirsin.Sonra sol kulağımız çınlamasın. ▼

IMDB Sayfası
Fragman