.

Çok zeki olmak bazen derdinize derman olmayabilir.Bazen dışarıdan birinin gözüyle görmek yada bir embesil kadar saf bakmak gerekebilir.Tüm bunlar mümkün değilse yönlendirmeye kapalı olun.En azından kendi düşündükleriniz üzerinde kesin yargılara varmanızı sağlar.

.

Martin,ünlü matematikçi ve yazar Arthur Seldom’la tanışmak ve tezinde danışman olmasını sağlamak için Arizona çöllerinden Oxford’a gelir.Martin’deki Seldom takıntısı kara sevda seviyesinde olduğu için ona en yakın olabilecek bağlantılı evi kendine seçer ve orada orta yaşlı bir kadın ve annesiyle yaşamaya başlar.
Bir İngiliz klasiği olan soğukluk duygusunu Amerikanvari havasıyla evin içinde kırmaya başlayan Martin için işler yolunda giderken ev sahibesinin ani ve esrarengiz ölümü ile sanıkların arasına girer.Olay sırasında Bay Seldom’un da yanında bulunması sebebiyle ikili hem cinayeti araştırmaya hem de kendilerini aklamaya çalışırlar.
Buldukları ipuçları doğrultusunda terimlerine dayalı bir seri cinayetlerin olabileceği ihtimalinin ağır bastığını gören ikili hummalı bir çalışma içerisine girerler.Ancak çalışmalarında bir arpa boyu ilerleyememeleri şüphelerin odağını başka tarafa kaydırır.

.

Hani böyle komplike bir resimin içinde kafa çıkaran adamı bulun
gibi bir geyik vardır.Yarım saat bakar bulamazsanız.Sonra size en yakın yerde çıkar.Aslında Oxford Cinayetleri de tam olarak böyle diyebiliriz.Mantık üstünlüğün sürekli değiştiği ve tahmin edilemezliğin doruklarda gezindiği,heyecan dozu düşük merak dozu tavan bir film.Fransız sinemasında sık gördüğümüz Dominique Pinon’un da küçük bir rolü var.Yine aynı endamıyla…
Sonuç olarak Oxford’ta geçmesi dışında ismiyle pek alakası olmayan ama Oxford’un karizmasından dolayı da +1 ile başlayan film bu hafta sinemalarda.Kaçırmayınız.

Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman

    Benzer Yazılar
  1. In Bruges (2008) İki kiralık katil,patronları Harry tarafından Belçika’nın orta çağ kenti Bruges’a...
  2. Traitor (2008) İslami terör filmlerinin popülaritesi düştükçe yapımcılar farklı yollara başvuruyor.Aynı teranelerin...
  3. Vicky Cristina Barcelona/Barselona Barselona (2008) Aşk üzerine bir film daha.Binlerce örneğinin aksine Woody Baba’nın kaleminden...
  4. Slumdog Millionaire/Milyoner (2008) Danny Boyle’un son dönemdeki filmlerinin arasından sıyırıp ayrı bir köşeye...
  5. Appaloosa/Kanun Benim (2008) 1800′lü yılların sonu…Virgil Cole ve Everett Hitch adında iki adam...