.

Donnie Darko,Southland Tales ve şimdi de …Bize ne yapmaya çalışıyorsun sen ?
Norma ve Arthur için sonun başlangıcı kapının önüne bırakılan bir kutuyla başlar.Kutunun gizemini ve olayını anlamaya çalışan Lewis ailesi sorularının yanıtını ertesi gün yüzünün yarısı olmayan şık giyinimli bir beyefendiden alırlar.Düğmeye basılması karşılığı ailenin tanımadığı herhangi birinin ölümü ve bir milyon dolar teklif eden scarface kutuyu almadan gider ve düşünmek için Lewis ailesine zaman verir.
NASA’da çalışan Arhtur tam o sırada astronotluk başvurusunun reddedildiğini ve Norma’da çalıştığı okuldan çıkarıldığını öğrenir.Olayların bu şekilde gelişmesi para dolu bir çantayı daha değerli kılmıştır.Düğmeye kadınların basması geleneğini (kadınlar açgözlüdür göndermesi miydi neydi acaba ) bozmayan Norma düğmeye basar ancak Norma “bu devirde insan insana günahını bile vermez” lafını hiç duymamıştır.

.

Öncelikle bu film hakkında denilebilecek şey Akın’ın Kıyamet Öyküleri‘nde söylediği gibi kötü bir film ama içi boş değil.Kötü olmasının ise ilk başta nedeni olarak gösterilen senaryo tutarsızlıkları ve boşa çıkan gizem unsurları diyebiliriz.Daha sonra aklıma gelen de berbat oyunculuklar.Zaten sevmeyen biriyim.Hani yönetmenler hakkında denilen şeylerden biridir çoğu zaman oyuncu yönetimi zayıf falan.İşte hem ve da rezalet oynamışlar bana göre bunu belirtmeden geçemeyeceğim.Hatta abartıp filmi izlerken bazen Esra Ceyhan mı izliyorum diye kendime tokat attığım bile oldu demek istiyorum. ise bu ikilinin dışında rolünün getirdiği sükunet için yönetime ihtiyaç duymuyor gibi görünüyordu.Galiba yönetmen Kelly filmin hikaye kısmına yoğunlaşmaktan oyuncuların performansları aklından çıktı.

.

Senaryo kısmına dönecek olursak baştan sona Arlington Steward karakterinin gücünü film tam olarak işlemiyor yada göstermiyor.Bu sebepten onunla ilgili anlatılanlar yada onun konuşmaları izleyiciyi yeterince tatmin etmiyor ancak filmi tekrar dikkatlice hatta ileri-geri sararak izlediğinizde elektrik yada mekanik aksamı olmayan bir kutuya basılıp basılımadığını bilen,biri öldüğü anda kutuya basan kişilerin olması ve bu kusursuz zamanlama,doğru zamanda doğru yerde olması onun gösterilmemiş gizemli tarafının filmde mütevazı bir şekilde aksettirildiğini gösteriyor.Ancak scarface Steward’ın kimin adına çalıştığını bilmememiz,zihin kontrolünün,dönüşüm havuzunun mantıklarının açıklanmaması filmin puanını bir hayli düşürüyor.Yine Akın yazdığı yazıda bir alıntı aktarmış,sizinle aynen paylaşıyorum,

En iyi filmler insanların sinemadan eve dönerken üzerine konuştuğu filmlerdir. Ben hep üzerinde konuşulacak filmler yapmak isterdim. Sinemada izledikten birkaç gün sonra bile ikinci veya üçüncü kez izlemeliler.
Richard Kelly

Bu kadar sağlam konuya ve hazırlığa rağmen böylesi havada kalan bir film yapıyorsa yönetmen ben bunun arkasında kasıt ararım.Üstteki alıntı ve yönetmenin bir önceki filmi de düşüncemi destekler nitelikte.Sanki yönetmen Donnie Darko’dan sonra bilerek bu tür filmler yapıyor.
Beyin jimnastiği yapmak isteyenlere filmi tavsiye edebilirim.


IMDB Sayfası
Fragman

    Benzer Yazılar
  1. The Horsemen/Mahşerin Dört Atlısı (2009) Gizem türündeki filmlerden beklenti olabildiğince merak ettirmektir.Filmi film yapan unsurlar...
  2. Southland Tales/Kıyamet Öyküleri (2006) Teksas’taki nükleer saldırılar sonucu Amerika kendisini anarşinin eşiğinde bulur. Son...
  3. Avatar (2009) Terminator I-II, Aliens ve Titanic filmleriyle sinema tarihine damgasını vuran...
  4. Funny People/Matrak Adamlar (2009) Komedyen George Simmons’ın az ömrü kalır.Az ömrü kalan çoğu insan...
  5. Das Weisse Band/Beyaz Şerit (2009) Michael Haneke’den yine psikolojik,rahatsız edici,gizemli ve bol bilinmeyenli bir denklem.Buna...