Precious:Based on the Novel Push by Sapphire/Acı Bir Hayat Öyküsü (2009)

Roman uyarlamalarında yönetmenlerin düştüğü en büyük handikaplardan biri, edebiyatın anlatım şekli ile, sinema sanatının anlatım şekli arasındaki farkı ayıramamaktır.
Bir çok yönetmen -hele ki uyarlanacak kitabın belirli bir hayran kitlesi varsa- kitaba sadık kalmak adı altında anlatım şeklini ve olay örgüsünü neredeyse hiç değiştirmeden, malzemeyi direk alır ve aktarır. Böylece, belki kitabın hayranlarını tatmin eden ama genel izleyici kitlesini memnun edemeyen filmler ortaya çıkar. Hal böyleyken bazı yönetmenler de cesaret gösterip uyarladıkları kitabı sinema üslubuna adapte edince kitaba sadık kalmamakla suçlanırlar. İşte böyle süregelen bir kısırdöngü içerisinde Precious: Based on the Novel Push by Sapphire (Acı Bir Hayat Öyküsü) her iki tarafıda memnun edebilen ender filmlerden olsa gerek. Ya da söz konusu romanın dünya çapında bir hayran kitlesine sahip olmaması durumu kotarmış olabilir.

Lee Daniels’ın yönetmenliğini üstlendiği Precious’un 12 yapımcısı arasında filme en çok katkısı olan kişi Amerikan televizyonunun en tanınan simalarından Oprah Winfrey. Gerek filmin tanıtılması, gerekse dağıtılması için Lion Gates’i razı etmesi açısından filmin şu anki başarısında payı çok büyük. Başarıyı tamamen Oprah’a mal edemeyiz tabiki. Özellikle oyuncu kadrosundaki isimlerin olağanüstü performansları takdire şayan. Goubrey Sidibe annesinin zorlamasıyla seçmelere katılmış ve Lee Daniels tarafından ana karakter Precious’a çok benzediği için değil, hiç benzememesine rağmen ortaya koyduğu oyunculukla Precious’a dönüşebildiği için role tercih edilmiş. Bunun dışında genellikle komedyen kimliğiyle tanınan Mo’nique ve şarkıcı Mariah Carey de kendilerinden beklenmeyecek performanslar sergilemişler. Filmde Mariah Carey’i tanımak oldukça zor, hatta belki direk tanınsa izleyicide oluşturacağı önyargılardan ötürü beğenilmeyebilirdi.

Filmin hikayesi ise izleyiciye “her şeye rağmen umut” temasını aşılıyor. 16 yaşında bir genç kız olan Precious, annesinin fiziksel, babasının cinsel şiddetine maruz kaldığı bir hayatı çabalayarak ve vazgeçmeyerek geçiriyor. İzlerken “bu kadar da olmaz artık” diye isyan ettiğimiz sahnelerde Precious’un duruma ne kadar alışık olduğunu görüp sinirlerimiz bozuluyor yer yer, ama vazgeçmediğini görüp umutlanıyoruz. Romanı okumadığım için, filme uyarlanışı sırasında nelerin değiştiğini bilmiyorum ancak Damien Paul’un ortaya iyi bir senaryo koyduğu çok açık. Bu iyi senaryoyu Lee Daniels’ın yaratıcı yorumuyla birleştirince de seyircisine çok şey vadeden bir film çıkmış ortaya.
Iron Man 2′nin Yeni Türkçe Fragmanı Yayınlandı





Filmi hakkında yapılan tüm eleştirileri okuduktan sonra izledim fakat vasat buldum, müzikleri duygu yoğunluğu içeren anları dağıtabilecek kadar yersiz kullanılmış. Ayrıca hikaye de orijinal olarak nitelendirilemez. Başarılı oyunculukları göz ardı ettiğimde filmi görmenin izleyiciye hiçbir şey katmayacağını düşünüyorum.