Mr. Brooks (2007)

Günümüzün dünyasında ilginç bir şey gördüğümüzde bizden önceki kuşağın verebileceği tepkiden çok daha kısır tepkiler verebiliyoruz.Bu da doğal olarak içinde bulunduğumuz toplumun yozlaşmasını ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor.
Mr.Brooks da bu yozlaşmış toplumun bir ferdi.Herkes onu yılın en başarılı işadamı olarak bilirken aslında o haberlere,gazetelere sürekli konu olan bir seri katil.Cinayet bağımlısı Mr.Brooks iç sesi Marshall ile cinayetler konusunda onunla sık sık çatışsa da yine kalbinin sesini dinlemeye devam ediyor.

Dikkati,prensipleri ve delil bırakmamasıyla şu ana kadar en ufak bir görgü tanığı yada iz bırakmayan Mr.Brooks ödül töreninden sonra iki yıllık aranın susamışlığını dindirmek için önceden belirlediği çiftin evine gider.Aşk yapan çifti yatakta öldürür ancak perdeleri açık unutur.Cinayete özlemi nedeniyle dikkatini dağılan Mr.Brooks’un iki gün sonra ofisine gelen bir yabancının gösterdiği fotoğraflar olayların seyrini değiştirir.

Kullanılan tekniklerle,yakayı ele vermemesiyle ve bir şekilde işin içinden sürekli sıyrılmasıyla kimilerince Mr.Brooks’un insanları cinayet işlemeye özendirdiği söyleniyor.İzleyen kesmin çocuklar olursa etkileyeceğini,bu filmi izleyenlerin çoğunluğunun da bu tür şeylere özenecek yaşları çoktan geçtiğini düşünüyorum.Kendi adıma kendimi pokemon zannedip 5.kattan atmayacağımdan eminim.
Filme dönecek olursak Kevin Costner’ın performansı ağızları bir karış açık bırakacak derecede.Bunun nedeni bence izleyiciler soğuk kanlı katilleri daha akılcı,daha sağlıklı düşünen ve uygulayan insanlar olarak görüyor ve onları izlemek daha çok hoşlarına gidiyor olması.Eski dönem filmlerinde hırsla işlenmiş,duygu otokontrolü gelişmemiş katiller daha çok ön plana çıkarılıyordu ve duygular ön plandaydı.Ortada akıl mahsulü pek birşey yoktu.Ancak sinemaya gelen yenilikler sanki cinayet anlarına değil akabinde gelişen olaylara ve psikolojik sonuçlara eğilim oluşmasına neden oldu.O kadar çok cinayetle ilgili film var ki orjinal bir cinayet silsilesi olmadıkça insanlar katilin nasıl mıhladığını değil nasıl düşüneceğini merak eder oldu.
İşte Mr.Brooks da o tür filmlerden biri.Cinayetler hiçbir şekilde kanınızı kaynatmıyor ancak cinayet sonrası aldığı önlemler yada yaptığı yanlışlarla film sizi kendine bağlıyor.İç sesin ve Mr.Brooks’un kişisel kaygılarıyla bir katilin anatomisini rahatlıkla çıkarabiliyoruz.Bu da filmi kalbur üstü gerilim filmlerinden biri yapıyor.İzlenmeli…
- Benzer Yazılar
- Fracture/Cinayet Gecesi (2007) Sonucu belli bir maçta atraksiyon,sürpriz hamleler,goller olmayacak diye bir kural...
- El Orfanato/Yetimhane (2007) Bir çocuk bir konu üzerinde ısrar ediyorsa doğruluk payı vardır.Çünkü...
- Sıfır Dediğimde (2007) Bazıları yaşamlarını masal dünyasında sürdürmek ister.Masal dünyasını gerçekten hissetmek isteyenler...
- Lions for Lambs/Arslanı Kuzulara (2007) Ünlü oyuncu Robert Redford’un Amerika dış siyaseti üzerine ağır eleştiriler...
- Eastern Promises/Şark Vaatleri (2007) Cronenberg’in bu filminden önceki filminin Türkçe’si “Şiddetin Tarihçesi”ydi.Filmi keyifle izledim.Hoş...
10 Şub 2010 Yusuf
37.Annie Ödülleri Sahiplerini Buldu





Mr. Brooks; tam bir iyi insan portresi çizen seri katil karakteri olmuş hatta o kadar herşeyi iyi yapan bir karater ki yeter artık bir yanlış yapmalı beklentisine sokuyor insanı iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir iş adamı,.. ama bütün bunların yanında profesyonel bir seri katil.Kevin Costner’ın oyunculuğu yine kusursuzdu iki başrol oyuncusunun ( +Demi Moore) aynı karede yer almadan bu kadar başırılı iş çıkartması da bence atlanmaması gereken bir nokta.Harika bir gerilim filmi olmuş.