31movie Moral Bozukluğu ve 31 (2009)

Kendi hallerinde gençler olan Ege ve Kerem bakir oldukları halde önüne gelene “Ona çaktık”, “Buna geçirdik” diye yalan söyledikleri için Eros tarafından cezalandırılırlar.
Eğer bir hafta içinde kendi rızasıyla sevişecek birer hatun bulamazlarsa tokatlayacak bir çavuşları olmayacaktır. En yakın arkadaşlarından hiç tanımadıkları kadınlara kadar önlerine gelene sarkarak hatun düşürmeye çalışırlar.Geneleve gitmeye kalkışırlar; olmaz. En yakın arkadaşlarını eve davet ederler; olmaz. Bilmem neredeki merdivenlerde demlenmeye giderler; olmaz. Partiye katılıp önlerine gelene sarkarlar; olmaz. Alt komşuya dadanırlar; olmaz. Dans kursuna giderler; olmaz. Televizyonda gördükleri bir ilan üzerine doğu felsefesiyle ilgilenen birilerinin yanına giderler; yine olmaz. Saf ve çükünün derdindeki karakterlerimiz, elleri mahkum, her gün otuz bire devam ederler.

31movie2 Moral Bozukluğu ve 31 (2009)

Doğal ve samimi bir film Moral Bozukluğu ve 31. En güzel yanlarından birisi de büyük oranda spontane çekildiği için komedinin “Ben geliyorum” dememesi. Yani birden bire “Pohahaha!” diye kahkaha attıran birçok sahnesi var. Diyalogları da enseye tokat göte parmak modunda olduğu için bir nevi bizi bize anlatan bir film Moral Bozukluğu ve 31. Uzun zamandır bir filmde bu kadar çok güldüğüm olmamıştı.Özellikle de finale doğru kendilerini bir sokak köpeğiyle kıyasladıkları sahne var ki şimdi yazarken bile gülüyorum!
Filmin yönetmeni Ali Yorgancıoğlu bir gün, oturduğu evin bulunduğu sokakta bir film çekimine tanık olmuş. Elli altmış kişilik bir ekip ile yağmur makinaları falan varmış. Sahne gereği yol kenarında bekleyen oyuncunun “Taksi!” demesi, taksi gelince de binip gitmesi gerekiyormuş. İşte o film ekibi bu sahneyi tam 14 saatte çekmişler. Bu durum Ali Yorgancıoğlu’na çok saçma gelmiş ve ertesi gün konuyu iş arkadaşın açtığında “Biz o kadar sürede bir uzun metraj film çekeriz lan!” demişler.

31movie3 Moral Bozukluğu ve 31 (2009)

Bir günde çekilmiş olması bana pek inandırıcı gelmiyor. Çünkü gerçekten çok zor böyle bir şey. “Üç günde yaptık” falan deseler, belki. Fakat sırf kurgusu için iki ay uğraşmaları da filmin bir günde çekildiğini destekleyici bir örnektir aslında. Zaten yönetmen de filmi koştura koştura çektiklerini söyledi. Aslında özenilmemiş ve herhangi bir şekilde stilize edilmemiş kadrajlarından da anlaşılıyor bu. Ayrıca Deniz Alnıtemiz’in oyuncuğuna bittim ben.
Filmin yönetmeni Ali Yorgancıoğlu, filmin gösteriminden sonra yapılan söyleşide kendisine yöneltilen soru üzerine filmin maliyetinin her şey dahil 20 – 30 bin liraya patladığını söyledi. Ayrıca aynı ekiple bu aralar bir sitcom hazırladıklarını belirtti. Şahsen merakla bekliyorum ne yapacaklarını ve burada çok iyi bir ikili oluşturmuş olan Ozan Özcan’la Deniz Alnıtemiz’in daha farklı rollerde nasıl oynayacaklarını.


Resmi Web Sitesi
Fragman