Merhaba, ben Kubilay. 1989 yılının Ocak ayında İstanbul’da doğdum. Doğum yerim İstanbul olmasına rağmen ikamet ettiğimiz yer Çankırı idi. Dolayısıyla çocukluğum ve ilköğrenim hayatım Çankırı’da geçti. Daha sonra lise öğrenimime Ankara’da devam ettim. Burada da 3 yıl liseyi okuduktan sonra 2005 Öss Sınavı ile Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne yerleştim. 1 yıl İngilizce hazırlığı tamamladım, kalan 4 yıllık eğitimin 3. Senesindeyim.

Sinema tutkum üniversite hayatına girmemle başladı. İngilizce hazırlık yaptığım ilk senenin sonlarına doğru, bilhassa abimin telkinleriyle (şu anda da beni de kendisi gibi Pink Floyd’cu yapma çabaları içerisinde), sinemaya merak sardım. Üzerimde baskı kurarak izlettiği ilk film ‘The Godfather’ oldu, ki bu açıdan kendimi çok şanslı görürüm her zaman. Elbette, ondan önce de bir sürü film izlemişliğim vardır; ancak benim sinema üzerine fazlasıyla düştüğüm dönem The Godfather’la başladı. Daha sonraysa Pulp Fiction geldi, ve devamı.

Üniversite 1 ve 2’de bol bol film izledim; izlemekle yetinmeyip yönetmenler ve oyuncular üzerine araştırmalarıma devam ettim. Sinema tutkumun geç yaşta başlaması, beni filmler konusunda seçici olmaya itti. Bu konuda en çok IMDb ’den yardım aldım. 3. Sınıfa başladığımda, sinema üzerine az çok birikimim vardı. Bu birikim bende sinema adına bir şeyler yapma arzusunu doğurdu.

Dolayısıyla 5 Aralık 2008’de blog yazmaya başladım. Blogumda futbol ve sinema üzerine yazıyordum; 5 Şubat’ta sinema yazılarımı bir başka bloga taşıdım. Blog ödülleri kapsamında aday sitelerden en çok göze çarpan 10 tanesinin incelendiği bir videoda, SineMabed.com’u gördüm. Girip incelerken menüdeki “Yazar Ol!” kısmı gözüme takıldı. Tıkladım, şartları okuyup yöneticiyle(Yusuf Bey) irtibata geçtim. Sağolsun fazlasıyla yardımcı oldu ve karar verme aşamasında beni olumlu düşünmeye yönlendirdi. Bu vesileyle SineMabed.com’da yazmaya başladım.

İlkokulda bir skeçlik de olsa bir başrol deneyimim olmasına rağmen, oyunculuktan çok yönetmenliğe merakım var. Kısa filmlerin revaçta olduğu son dönemde, benim de bir kısa film çekmek, hem senarist hem yönetmenliğini yapmak en büyük hayallerimden biri.
Diğer yazar arkadaşların kendileri hakkında yazdıklarından masumca kopya çekmeye çalışırken sinema zevklerini sıraladıklarını gördüm. Bir liste şeklinde olmasa da benim de bu konuda söyleyecek birkaç şeyim var.

Her şeyden önce benim için ilk sırada dram filmleri gelir. Mazoşizmle bir alakası var mıdır bilmem ama karakterlerin dramına ortak olup filmi yaşamak, hatta uzun bir süre etkisinde kalmak isterim.
. Uzun bir sinema kariyerine oranla az sayıda film çekmiş olmasına rağmen benim için hep bir numaradır. Onun filmlerinde karakterlerin ruh hallerini çok iyi benimseyebilir ve dış dünyadan rahatlıkla kopabilirim.

Kevin Spacey. Hangi rolde, hangi filmde, hangi yaşında olsun onu izlemek hep benim için eşsiz bir keyiftir.
Bunun haricinde sinema zevklerimi yazılarımda fazlasıyla vurgularım, yazılarım zamanla arttıkça bu bağlamda daha geniş bir profil sergileyeceğimi düşünüyorum.
Şu an için söyleyebileceklerim bu kadar.

E-mail Adresim: stormturk[at]gmail[nokta]com


Yazdığım Tüm Yazılar
Sinema Blogum
Futbol Blogum