Eden Lake/Kan Gölü (2008)

İngilizce isminin tam karşılığı değil belki ama bu filmin ülkemizde vizyona girdiği ismi gerçekten bu filme yakışıyor,evet:Kan Gölü.Gerçekten de kanın oluk oluk aktığı filmlerden bir yenisi var karşımızda ve bu kez İngiltere’den geliyor filmimiz…

Refah seviyelerinin yüksek olduğunu rahatlıkla anlayabildiğimiz bir çift haftasonu tatillerini geçirmek için medeniyetten uzak olmayı seçerler fakat bu tatilin tadını yeni yeni çıkartmaya başlamışlardır ki kasabalı bir grup gencin hemen yanlarına gelmesiyle keyifleri kaçar,gençlerin
ufak sataşmaları ve oyunlarıyla başlayan olay çiftin arabalarının ortadan kaybolmasıyla giderek şiddet dolu bir mücadele halini alır…
‘Kan dolu’ filmler demişken bu filmin,son dönem bolca izlediğimiz benzerlerinden kısmen de olsa farklı olarak sınıfsal bir mücadelenin altını çizme iddiasında olduğunu ve ‘modern’ ve ‘üst sınıf’ bir çiftin de doğal şartlar karşısında nasıl ilkel bir konuma düşebildiğini gösterme çabasında olduğunu söylemek mümkün.Ülkemizde de vizyon şansıbulan bir başka korku/gerilim filmi My Little Eye’ın senaristi olarak hatırlayabileceğimiz ve ilk filmini çeken yönetmen Watkins’ın bunları yapmada kısmen başarılı olduğunu söyleyebiliyorsak da filminin altını en azından kendini ciddiye aldığı derecede doldurduğunu söylemek ne yazık ki imkansız.Evet,film bazen gerçekten insanı geriyor ve sinirlerle oynamayı da iyi beceriyor.Ancak filmde gördüğümüz şiddetin ölçüsünün kaçmadığını söylemek de mümkün olmuyor.Ayrıca yönetmenin denediği alt metinsel zenginlik de bir noktada adeta bir batağa
saplanıyor ve film basit bir korku filmi cümlesinin tekrarı olmaktan öteye gidemiyor:’Kentliler,kasabayla ya da alt sınıfa ait insanların bulunduğu yerlerle uğraşmayın,medeniyetin kucağından bir yere kıpırdamayın,yoksa başınıza kötü şeyler gelir…’ Bu cümleyi söyleyen onlarca filmden biri olup kaldığı yetmez gibi yönetmenin bunu kendini
aşırı ciddiye alır tarzda söylemesi de sinir bozuyor….
Herşeye karşın hakkını vermek gerekir ki üstte de söylediğimiz gibi gergin bir atmosfer yaratmada sıkıntı çekmiyor yönetmen.Örneğin yaşları oldukça küçük gençlerin -hatta çocuk bile diyebiliriz- yetişkin iki insana şiddet uygulayabilmesine bize inandırmada sıkıntı çekmeyecek kadar iyi çekilmiş sahnelere bile sahip olduğunu iddia edebiliriz.Ayrıca finalde benzerlerinin yanında bir parlak fikre de imza atıyor yönetmen.Çocukların,ebevenlerinin adeta birer aynası oluşunu inandırıcı biçimde veriyor,hatta film boyunca cani olarak gördüğümüz çocukların ebeveynlerinin yanında resmen ‘normal’ birer çocuğa dönüşmelerini gösterişinin de inandırıcı olduğunu bile söyleyebiliriz..
Son tahlilde,filmin başarılı olduğunu ve yönetmenin iddialı anlatımının altını doldurduğunu söylemek mümkün olmasa da,türün,özellikle de son dönemdeki ‘bol kanlı’ versiyonlarının hayranı olanların filmi ilgiyle izleyebilecekleri de bir gerçek… Filmin Notu:2/4
Resmi Web Sitesi
IMDB Sayfası
Fragman
- Benzer Yazılar
- Låt Den Rätte Komma In/Gir Kanıma (2008) Devlerin Aşkı’ndan sonraki ilk büyük buluşma…Seni her an ısırıp kanını...
- The Strangers/Ziyaretçiler (2008) Korku-komedi türünün sıkı takipçisi,”true based story” olayına feci takıntılı biriyseniz...
- El Orfanato/Yetimhane (2007) Bir çocuk bir konu üzerinde ısrar ediyorsa doğruluk payı vardır.Çünkü...
- Blindness/Körlük (2008) Tanrıkent’in yönetmeni Meirelles 25 milyon dolara insan olmayı anlatan bir...
- Quarantine/Karantina (2008) Macera arayan bir muhabir ve kameramanın başından geçenler…Muhabirimiz Angela ve...
14 Eyl 2009 Ferit
Sunshine Cleaning/Günışığı Temizleme Şirketi (2008)





Beğendiğimi söyleyemiyeceğim.
“’Kentliler,kasabayla ya da alt sınıfa ait insanların bulunduğu yerlerle uğraşmayın,medeniyetin kucağından bir yere kıpırdamayın,yoksa başınıza kötü şeyler gelir…’ Bu cümleyi söyleyen onlarca filmden biri olup kaldığı yetmez gibi yönetmenin bunu kendini
aşırı ciddiye alır tarzda söylemesi de sinir bozuyor….”
Kesinlikle katılıyorum bu yoruma.
Çocuklar ebeveynlerinden gördüğü gibi davranır mesajı verilmeye çalışılmış sonlarda fakat filmi kurtarmaya yetecek derinlikte bir mesaj değil.
Güzel bir yazı olmuş Ferit.Hoşgeldin ;)