.

Son zamanlarda Türk filmlerinde fazla seçici olmaya başladım.Bunun semeresini de yavaş yavaş almaya başlıyorum herhalde.Herkesin izlemesi gerektiğini düşündüğüm çok orjinal senaryo ve çok iyi oyuncuların içinde bulunduğu bir proje Cenneti Beklerken.
.

Eflatun adlı Hırvat devşirmesi bir nakkaş karısı ve oğlunun ölümüyle hayatı kararır ve nakkaşlığı bırakmaya karar verir.Karısı ve oğlunun suretlerini o dönemde pek sıcak karşılanmayan Frenk stili olarak tasvir eder.Bu sırada Anadolu’da sahte bir şehzade olayı ortaya çıkar.Vezir olayın bastırılmasını ve şehzadenin kellesini ister.Ancak yol uzundur ve kelle çürüyecektir.Cümle aleme ibret olması için kellenin çizilmesi gerekir.Bu yüzden nakkaş Eflatun görevlendirilir.

.

Yolda çeşitli badireler atlatan kafileyle beraber Eflatun uçsuz topraklarda bir Leyla’ya rastlar.Eflatun için bu isteksiz yolculuk bir nebze anlam kazanmaya başlayacaktır.
Tüm bu başından geçenler acaba Eflatun için “cenneti beklerken” bir lütuf mu yoksa sınama mı olacaktır ?
Film;müzikleri,minyatür animasyonları,gerçekçi ve duru anlatımıyla rüyalarımızın tasviri niteliğinde olmuş.Bu arada rüya ile tasvir aynı şey midir ?Bunun üzerine de bayağı bir kafa yormak lazım…

IMDB Sayfası
Fragman