Yumurta (2007)

SiYAD* ve Altın Portakal ödüllerinin tartışmalı filmi Yumurta’yı sonunda izleyebildim.Ne diyeyim beklentilerim çok büyüktü.Her yerden ödülle dönen yılın kaliteli yerli filmlerini bile birkaç dalda geride bırakan Yumurta benim için hayal kırıklığı oldu.

Annesinin ölümüyle memleketi Tire’ye gelen Yusuf cenaze,veraset ve vasiyet işlemleri yüzünden bir türlü şehirden ayrılamaz.Doğduğu şehri sevmeyen Yusuf işlerini çabuk bitirmeye çalıştıkça aksilikler türer.Tüm bu yaşananlar hiç hesapta olmayan bir yakınlaşmanın başlangıcı olacaktır.

Film çok basit gözükse de karmakarışık bir yapısı var.Her karakter çok az konuşuyor.Ve o anları kaçırmamak gerekiyor.Yönetmenin başlangıç sahnesini beğenmedim.İnanılmaz uzun,boş ve sıkıcı buldum.Ayrıca filmde iki kere Yumurta karesi olmasına rağmen niye isminin Yumurta olduğunu düşünmeye başlamışken yumurtanın sadece metafor olduğunu varsaydım bilmiyorum doğru mu saydım.
Yani film beni bir hayli sıktı,beklentilerimi karşılamadı ancak bitimiyle de beraber beni üçlemenin devamı olan Süt’ü merakla bekletmeye sevketti.Ne garip bir filmmiş yahu !
Not:Fragmandaki birkaç sahne filmde yok.Acaba Süt’e mi saklıyorlar ?
*SİYAD:Sinema Yazarları Derneği
12 May 2008 Pitekantropus




Güzel tesadüf!Bende bu hafta sonu seyrettim ve çok yavan geldi Yumurta bana!
Kısa film olsa daha güzel olurdu belki!Çok beklenti sarsar gerçekten
Hocam olayı öyle düşünmemek lazım.Sinemaya kattığı yenilikler açısından ve anlatım yapısından dolayı bu ödülü aldı Yumurta.Pek çok kişi jüriye laf etti.Ama ben kesinlikle kabul etmiyorum.O festivalde ödülleri süpürmesi gereken bir film varsa o da Yumurta’ydı.
@Deli Profesör
Zaten çoğu festivalde ödülleri o süpürmüş.O kadar süpürmesini eleştirmişler zaten.Anlatım olarak değişik olabilir ama ben Zeki Demirkubuz’a benzettim biraz.Yani ben çok büyük bir değişiklik yaptığına inanmıyorum.Tabi bu benim düşüncem.(:
Görüntüler çok güzel, oyunculuklar çok iyi. Ama vurucu bir yanı yok. Tamam, bu tür filmlerde her şey minimalize edilmiştir. Adı üstünde: Minimalizm. Fazla diyaloğu olmaması beni sıkmadı. Ama dediğim gibi vurucu bir yanı yoktu.
Tarz olarak bu ve buna benzer filmlere Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem’den alışkınız. Sinemaya kattığı herhangi bir yenilik veya anlatım yapısında herhangi bir farklılık göremedim ben. Dramaturg eğitimi almadım. Dolayısıyla bu konuda ele avuca gelecek bilgi birikime sahip değilim. Burada izlediğimiz filmleri kendimizce -kendi adıma amatörce- yorumlamaya çalışıyoruz. Yumurta’nın alt yapısında eminim benim göremediğim bir çok şey vardır.
Sinemaya kattığı yeniliği, anlatım yapısındaki farklılığı gören her kimse lütfen paylaşsın bizimle.