2001:A Space Odyssey/2001:Uzay Macerası (1968)

Stanley Kubrick’in 99′da gidişi bir yıldız kaybıydı. İşte Kubrick,gidişi gibi gidişinden 31 sene önce yıldızları görmüş ve bunu herkese göstermek istemiş.O dönemde bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke ile kafa kafaya vererek düşüncelerini paylaşmış. İki kafadan çıkan uzay filmi “2001: A Space Odyssey” olmuş.

Gruplar halinde yaşayan primatların bulundukları noktaya düşen siyah bir taş primatların gelişimine sebep olur.Filmin başlangıcı için oldukça değişik sahneleri içerdiğini belirtmeliyim.Sanırım Darwin’in Evrim Teorisini Kubrick de destekliyordu veya taş devrini en iyi bu şekilde ifade edebileceğini düşündü.(Cem Yılmaz’ın AROG’unda da bu filme bir gönderme olduğunu hatırlatmak isterim.)
Siyah taş üzerinden gidilerek sene 2001′e kadar gelir.İnsanoğlu ay üzerindeki keşiflerinden birinde aynı taşa tekrar rastlar.Taş üzerinden yayılan sinyaller Jupiter’i işaret etmektedir.Teknoloji o kadar ilerlemiştir ki yapay zekaya sahip dünyanın en iyi bilgisayarı HAL 9000 ile birlikte astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter yolculuğuna çıkar.
Filmi izlediysen buraya tıklayabilirsin.Sonra sol kulağımız çınlamasın. ▼

70′li yıllarda Türkiye’de film oynatıldığında ne gibi sonuçlar aldığını merak ediyorum.Zira Kubrick’i günümüzde de sevmeyen sayısı oldukça fazladır.Ben bunu Kubrick’in anlaşılamaz olmak isteğine bağlıyorum.Sürekli soru işaretlerinin bulunduğu yapımlara imza attığı gibi “A Space Odyssey” daha da ileri gitmiş ve daha aya ayak basmayan insanoğluna ayı göstermiş ve çoğu varsayımında da gerçeklere
ulaşmıştır.
Filmden bazı detaylar;
- Daha önce hiç uzay boşluğunda bulunmamama rağmen okuduklarım itibari ile sessiz bir
ortam olduğu söylenir.
- Uzay mekiğinin sessizliği.
- Ağırlıksız ortamı yansıtması.
Buna benzer de bir çok öngörüsü olmuş, çoğuda geçerlilik kazanmıştır. Bu kadar detaylandırılan ama daha önceden insanoğlu tarafından bilinmeyenin bir senaryoda olması Kubrick’i Nostradamus gibi bir ermiş mi yapıyor acaba? Acaba 99′da yıldızının düşeceğini de görmüş müydü?






Üzerine yeni bir kitap dahi yazılır bu eserin. Eline beline sağlık Kubrick.